31 Mart 2013 Pazar

Pazar Gezmesi: Moda


Moda..

İstanbul'daki en huzurlu kaçamak bence. Moda çay bahçesinde çayı yudumlayıp, ha belki girişteki simitçiden bir simitle, şöyle denizin maviliğine üstten bakmak, şımarık kedileri sevmek, en güzel karelere tanıklık etmek, en seven sevgilileri görmek, bazen hüzünlü ayrılıklara tanıklık etmek, Ali Usta'nın dondurması için kuyrukta beklemek, 81300 Moda'da Barış Abi'nin saçlarının savrulduğu sokaklarda yürümek ve Beyaz Dürüm'de tantuni yemek.. 
Moda, sevgilim demek..




Moda’nın tarihi İstanbul’un kuruluş tarihinden eskiye dayanır. Moda’nın geçmişine baktığımızda, burada yaşadığı bilinen ilk uygarlığın Fenike uygarlığı olduğu görülür. Kazılar ışığında yapılan tespitlere göre, Moda Burnu’ndaki Kalkedon şehri, Fenikeliler tarafından Karadeniz kıyılarında kurdukları şehirlere hareket etmek için durma, gereksinimlerini tamamlama merkezidir. Daha sonra ise M.Ö. 675 yılında, Anadolu’nun Ege kıyılarından gelen ve Yunanistan’a inen Akaların bir kolu iki Fenike şehri olan Fikirtepe’deki Karhadon ve Moda’daki Kalkedon şehirlerini alarak bugün Bahariye, Mühürdar ve Moda olarak bildiğimiz yerlere yerleşir.

Osmanlı dönemine gelindiğinde ise Moda, özellikle Avrupa’dan gelen azınlıkların 19’uncu yüzyılın sonlarına doğru yoğun bir şekilde yerleştiği yer olarak görülür. Özellikle İstanbul’da yaşayan İngilizlerin tamamına yakını burada yaşardı. Batılaşma hareketlerinin yoğunlaştığı dönemde Osmanlı ileri gelenleri, Rumlar, bürokrat, sanatçı ve bilim insanları da bu semte akın etmeye başlayınca, semt, insanlar arasında Moda adıyla anılmaya başlar. 

Moda, 60’lı yıllarda Ajda Pekkan’ın “Moda Yolu” şarkısıyla da uzun süre dillerden düşmemiş. Bu arada yarın P&G'nin geçtiğimiz hafta düzenlediği Ajda Pekkan konserinden bahsedeceğim.

Ali Usta'dan alınan dondurmanın keyfine varırken, karşısındaki konak göze çarpar tüm ihtişamıyla. Bu konağı padişah doktoru Ali Paşa yaptırmıştır. Projesi İtalyan bir mimar tarafından çizilen konağın ön cephedeki ana giriş kapısı dört mermer sütunun taşıdığı sundurmayla iç içedir. Kapıya yönelen yol yarım ay şeklinde kenarları mermer kaplı parke mozaiklerden yapılmıştır. Bu kapıya varırken çıkılan merdivenler Roma işlemeli tırabzan ve korkuluklarla desteklenmiştir. Konağın günümüzdeki sahibi dünyaca ünlü piyanist Ayşegül Sarıca’dır.

Kaynak: City Life
İlk fotoğraf: sekipetel.com
2., 3. ve 4. fotoğraf: 2008 yılından ben :)

30 Mart 2013 Cumartesi

Cumartesi Alışverişi: Brandium Ataşehir Açıldı

Anadolu Yakası'nın ilk H&M'ini ve daha bir çok mağazayı içinde barındıran Brandium, Ataşehir Dereboyu Caddesi'nde dün açıldı. 



Bünyesinde 200’den fazla mağazası ile Brandium Yaşam ve Alışveriş Merkezi dünya mutfaklarından fast-food’a kadar farklı alternatifler sunan restoranları, Dreampark içinde yer alacak çocuk tiyatrosu ile 7 salonlu Cinemaximum sinemaları, bowling oyun alanları, hipermarket, elektronik ve yapı marketleri ile Ataşehir bölgesinin yeni buluşma noktası oluyor. Hoş dün itibariyle her mağaza açılışını yapmamıştı ama ziyaretçi akını olduğunu söylesem yalan olmaz. 

Bu arada Brandium Ataşehir projesi World Consumer Academy tarafından düzenlenen Uluslararası Avrupa Kalite Zirvesi Türkiye’nin En İyi Mimari Projesi seçilmiş.

27 Mart 2013 Çarşamba

İnstagram | Seçmeler

İnstagram'ı ve dolayısıyla anlık duyguları, paylaşımları sevdiğimi söylemiştim daha önce. Kendi paylaşımlarımda da bu böyle..
Fotoğraflar anıları tazelemek ve ilk günkü gibi hissetmek demek bence. Her iyi an gibi, mutsuz anların da, umutların da bekçisi, emanetçisi fotoğraflar..

Evde bulunan ve en az 15 yıllık el yapımı minik bisiklet, sizi son Avşa tatilinize götürebilir. Gerçi bana hep Ada huzurunu yansıtır bir bisiklet ama 15 yıl önceki cümbür cemaat yapılan Avşa tatilini de sinsiden hatırlatır..