istanbul günlüğüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul günlüğüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2015 Perşembe

Benim İstanbul'um | #istanbulgunlugum



Hep aşk diye anarlar İstanbul’u. Asla bırakamadığın o kadın gibi, şehvetli, naif, gururlu, güzel ve alımlı.
Öyle ya, her defasında gitmek isteyip de gidemediğin, her kaçtığında yine dönüp, dolaştığın yer değil mi İstanbul? Benim öyle..
Kapılarıyla, adalarıyla, kuleleriyle, ara sokaklarıyla, eskicileriyle, kaldırımlarıyla İstanbul hep başka. Bir vapur düdüğünde içtiğin sıcacık bir çayla başlarsan güne, martılar eşlik ederse hele o gün nasıl güzel geçmez?
İstanbul demek olanca kargaşanın içinde huzuru bulmak demek değil mi biraz da? Mesela Galata’nın kalabalık sokaklarında, hep bir yere yetişme telaşında olan insanlar geçerken yanından, kuleye çıkarsın da tüm o uğultular aşağıda kalır, sen gökyüzü ile başbaşa.. Hezarfen’in ruhuna dokunan o ılık rüzgar, senin de döndürmez mi başını?

27 Mart 2013 Çarşamba

İnstagram | Seçmeler

İnstagram'ı ve dolayısıyla anlık duyguları, paylaşımları sevdiğimi söylemiştim daha önce. Kendi paylaşımlarımda da bu böyle..
Fotoğraflar anıları tazelemek ve ilk günkü gibi hissetmek demek bence. Her iyi an gibi, mutsuz anların da, umutların da bekçisi, emanetçisi fotoğraflar..

Evde bulunan ve en az 15 yıllık el yapımı minik bisiklet, sizi son Avşa tatilinize götürebilir. Gerçi bana hep Ada huzurunu yansıtır bir bisiklet ama 15 yıl önceki cümbür cemaat yapılan Avşa tatilini de sinsiden hatırlatır..


1 Mart 2013 Cuma

İnstagram | Mavi


İnstagram'ı, anlık paylaşılanları, kim nerede, ne yapıyor, mutlu mu, canı mı sıkılmış, geziyor mu, okuduğu kitapların konusu ne, hmm acaba ayakkabısı nereden gibi sorulara 'anlık' cevap alabildiğim için çok seviyorum. Üstelik türlü efektlerle hooop, şahane bir fotoğrafın altına imza atmış oluyorsunuz. En iyi objektife sahip olmadan, photoshop başında saatler harcamadan üstelik..