moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2013 Pazartesi

Tarayıcı Modası :)


Los Angeles’ta yaşayan fotoğrafçı Viktorija Pashuta kadınların internet tarayıcıları gibi giyindiğini hayal etmiş ve bu düşüncesini hayata geçirmiş.
Makyaj sanatçıları Tokiko Inoue ile Heiddis Ros ve saç stilistleri Tre Major ile stylist Chalia Young’ın yardımlarıyla yaratılan bu çalışma “What If Girls Were Internet Browsers” adıyla Fashion Affair Magazine’de yayınlanmış.
 Çok eğlenceli görünüyorlar <3
E-ticaret siteleri nasıl olurdu acaba?

31 Mart 2013 Pazar

Pazar Gezmesi: Moda


Moda..

İstanbul'daki en huzurlu kaçamak bence. Moda çay bahçesinde çayı yudumlayıp, ha belki girişteki simitçiden bir simitle, şöyle denizin maviliğine üstten bakmak, şımarık kedileri sevmek, en güzel karelere tanıklık etmek, en seven sevgilileri görmek, bazen hüzünlü ayrılıklara tanıklık etmek, Ali Usta'nın dondurması için kuyrukta beklemek, 81300 Moda'da Barış Abi'nin saçlarının savrulduğu sokaklarda yürümek ve Beyaz Dürüm'de tantuni yemek.. 
Moda, sevgilim demek..




Moda’nın tarihi İstanbul’un kuruluş tarihinden eskiye dayanır. Moda’nın geçmişine baktığımızda, burada yaşadığı bilinen ilk uygarlığın Fenike uygarlığı olduğu görülür. Kazılar ışığında yapılan tespitlere göre, Moda Burnu’ndaki Kalkedon şehri, Fenikeliler tarafından Karadeniz kıyılarında kurdukları şehirlere hareket etmek için durma, gereksinimlerini tamamlama merkezidir. Daha sonra ise M.Ö. 675 yılında, Anadolu’nun Ege kıyılarından gelen ve Yunanistan’a inen Akaların bir kolu iki Fenike şehri olan Fikirtepe’deki Karhadon ve Moda’daki Kalkedon şehirlerini alarak bugün Bahariye, Mühürdar ve Moda olarak bildiğimiz yerlere yerleşir.

Osmanlı dönemine gelindiğinde ise Moda, özellikle Avrupa’dan gelen azınlıkların 19’uncu yüzyılın sonlarına doğru yoğun bir şekilde yerleştiği yer olarak görülür. Özellikle İstanbul’da yaşayan İngilizlerin tamamına yakını burada yaşardı. Batılaşma hareketlerinin yoğunlaştığı dönemde Osmanlı ileri gelenleri, Rumlar, bürokrat, sanatçı ve bilim insanları da bu semte akın etmeye başlayınca, semt, insanlar arasında Moda adıyla anılmaya başlar. 

Moda, 60’lı yıllarda Ajda Pekkan’ın “Moda Yolu” şarkısıyla da uzun süre dillerden düşmemiş. Bu arada yarın P&G'nin geçtiğimiz hafta düzenlediği Ajda Pekkan konserinden bahsedeceğim.

Ali Usta'dan alınan dondurmanın keyfine varırken, karşısındaki konak göze çarpar tüm ihtişamıyla. Bu konağı padişah doktoru Ali Paşa yaptırmıştır. Projesi İtalyan bir mimar tarafından çizilen konağın ön cephedeki ana giriş kapısı dört mermer sütunun taşıdığı sundurmayla iç içedir. Kapıya yönelen yol yarım ay şeklinde kenarları mermer kaplı parke mozaiklerden yapılmıştır. Bu kapıya varırken çıkılan merdivenler Roma işlemeli tırabzan ve korkuluklarla desteklenmiştir. Konağın günümüzdeki sahibi dünyaca ünlü piyanist Ayşegül Sarıca’dır.

Kaynak: City Life
İlk fotoğraf: sekipetel.com
2., 3. ve 4. fotoğraf: 2008 yılından ben :)

27 Şubat 2013 Çarşamba

2iki Kere Sevdim!



Sezgi, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil/Moda Aksesuar Tasarımı Bölümü mezunu. Üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul'a yerleşiyor ve çeşitli firmalara koleksiyonlar hazırlıyor. Kabına sığmıyor ve 2009 yılında kendi bireysel markasını kuruyor: Sezgi Beşli.

13 Aralık 2012 Perşembe

BidakkaTV | Giyilebilir Hayaller

Two Dream Makers, iki tatlı arkadaşın, Selen ve Tuğçe'nin, hayallerini aynı kağıda çizmesiyle başlayan bir serüven, bir görsel şölen..
Onlardan daha önce burada bahsetmiştim. Şimdi de BidakkaTV'de kendi cümleleriyle dinleyelim onları..

1 Şubat 2012 Çarşamba

Asos'tan Seçtim: Bahar Kapıda!

Lapa lapa kar yağarken baharın habercisi, cicili bicili kıyafetlere bakıp, rengarenk düşlere dalmak bir yanda, karlarda yuvarlanma, kartopu savaşı yapma hevesi bir yanda.


Online alışveriş yapabileceğimiz Asos'un 2012 Lookbook'undan en taze çiçek kokanları, en sıcacık yazı çağrıştıranları seçtim.


 Büyük çiçekler, asimetrik elbiseler, transparan detaylar en ilgimi çekenler.


1 Şubat 2011 Salı

Sıla Yılmaz @ Bilun Şen / Galata


2 Şubat!!
16:00 - 21:00 
Sıla Yılmaz
minik kuzum
birbirinden renkli,
birbirinden güzel ürünlerini 
bana getiriyor :)
E siz olmadan olur mu?
Olmaz!!

Onun bu güzel adımını hep birlikte kutlamak için,
yarın Serdar-ı Ekrem Sk.ta buluşalım.

"Yine başardın" diyelim, onun yanında olup, bu güzel adımına
destek olalım..


10 Aralık 2010 Cuma

Burçe Bekrek Fashion Studio


Sevgili Burçe ile Galata'ya attığım ilk adımda yanımda olması sonucunda tanıştık. Yardımsever, destekçi, gönlü zengin bu hatun geçtiğimiz günlerde Tasarım Stüdyosunun kapılarını açtı. 
Duru bir zerafetle anlatabileceğim tasarımlarını görünce bana hak vereceksiniz.


Burçe Bekrek, 2008 yılında Fashion TV Moda Ödüllerinde en iyi gelecek vaad eden moda tasarımcısı ödülünü almış ve 3 senedir Yeditepe Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü’nde moda editörlüğü dersleri veriyor.




Burçe'nin tasarımlarını yakından görmek için,
Kadirgalar Cad. | Acik Hava Apt. | no:16-1
Nisantasi | Istanbul | Turkey

+ 90 212  234 18 46 


burcebekrek@burce.com.tr | info@burcebekrek.com

1 Ekim 2010 Cuma

Esmod'da Bil's'in Gömleklerini Modifiye Ettik


Geçtiğimiz akşam Esmod'da düzenlenen Bil's workshop'una katıldık. Çok eğlenceli, bol fikirli, bembeyaz, kurşun kalem ve silgilerin havada uçuştuğu, yaramaz bir sınıfta bir sürü yetenekli insanın bir araya geldiği bu akşamda biz Sıla ile takım arkadaşı olduk.


Herkes çizim yapmaya başladığında biz kendi çapımızda başka konulardan konuşmaktan bi'de baktık ki sınıfta neredeyse tek biz kalmışız :)



Allahtan konuşurken bi'şeyler karalamışız da hocalar kızmadı :p


Çizim sınıfından, üst kata biçki dikiş sınıfına geçtik. Bu bembeyaz gömlekleri çizdiğimiz veya o an aklımıza ne geldiyse o şekle bürüdük :) Unutmadan, Billur ve Koray'ın gömleklerinin sırtına, StyleBoom ve Cereny'nin gömleklerinin ise yakasına bayıldım!
Biz Siucum ile şu olacak, bu olacak derken, deriyi de ekleyip, ortaya bu şirin gömleği çıkardık :)


Sonra da yanına geçip, vay be ne yapmışız böyle dercesine fotoğraf çekildik :)


10 Eylül 2010 Cuma

Bir Büyü Masalı: Simay Bülbül 2011 Yaz Avant Garde Couture


Her şey bir büyü kitabının iki elimizin arasına girmesiyle başladı..


Siyah örtülü, deri iple bağlı bu kitap, Attarti Ana'nın, İzmir'in sihirci kadınlarının anasının kitabıydı. İçinde 'olumsuz etkilerden kurtulmak için banyo çayı', 'şifa tütsüsü', 'tanrıça yağı', 'stres giderici banyo', 'duygusal denge yağı', 'aşk banyosu' gibi karışımlar bulunan bu büyü kitabı, 26 Ağustos 2010'a bizi en iyi şekilde hazırlıyor..

Attarti ana kızlarını nasıl ki büyücülüğe hazırlarsa, Simay Bülbül de mankenlerini öyle hazırlamıştı, izleyenlerini büyülemeye..

Hiç ışık kalmadı önce defile alanında.
Simay'ın kızları bir bir belirmeye başladığında, arkadaki ışık büyüdü, güçlendi.. Siyahlar içinde girdi içeri, Simay'ın kızları. Her adımlarında 'büyü'lendik..


Petrol mavisine büründüler sonra, yine yürüdüler, yine büyülediler..


Ellerinde kürelerle beyazlar içinde sahnede yürüdüklerinde, Simay'ın kızları, herkesi çoktan 'büyü'lemişlerdi..



Metal aksesuarlar, deriyle bütünleşip, atmosferi iyice derinleştiriyordu. Herkes büyülü gözlerle izlerken defileyi, derinin bir gece elbisesinde nasıl kıvrıldığını anlıyorduk. Anlatılan o ki, derinin kraliçesi ne derse, ki bu kraliçe 'simay', deri o şekle giriyormuş. Kafasında nasıl canlandırıyorsa deri tanrıçası, bize o şekilde sunuyormuş.

Defilenin sonunda uçuş uçuş elbisesi ile yalınayak Simay Bülbül sahneye koşuyor; pardon koşmuyor, sahneye uçuyor. 'Büyü'lenmiş gözler, hep bir ağızdan çığlıklar ve alkışlarla karşılıyoruz onu..



O günden sonra gözümde hep bu görüntüler,



* İlk fotoğraf;
fotograf ozgur zulal, styling umut eker, model ebru ozturk, sac omur donmezdemir, makyaj mac, tomtom studyo

** Üzerinde isim yazmayan fotoğraflar, Markafoni Blog'dan.

*** Sim-ay web adresi.

**** Butiğinin adresi, Şahkulu Bostan Sk. No: 22 A Galata

1 Haziran 2010 Salı

Galatamoda'nın Ardından..



28-29 Mayıs'ta kısa aralıklarla uğrayabildim Galatamoda'ya.. İşte o iki günden bi'kaç kare :)

O sıcakta bile sımsıcak gülümseyen tasarımcılar ve görevliler içimi açtı :)


Ama güneş başıma mı geçmiş ne, almak için gittiğim Bige Ökten'in çantalarından almadan döndüm :(
28 Mayıs'ta Serapcanım da oradaydı, hızlıca dolaştık ve ben fotoğraf çekimi için kaçmak zorunda kaldım.. İkimizin bir fotoğrafı yok maalesef :) Dedim size, güneş geçti diye :))








Bige Ökten'in standında karşılaştığım Nurdan'ı çok sevdim :)


24 Nisan 2010 Cumartesi

Bir Başarı ve Yaratıcılık Masalı: Yiğit Turhan

Sevgili Can yazdığında ağzım açık okumuş ve hayran olmuştum Yiğit'e. Can'ın izniyle ben de sayfamda kalsın istiyorum bu başarı masalı.
Can yazısının daha başlarında, bu ismi aklına yaz diyordu, "daha çok duyacağız"..


İşte başlıyoruz:

"Frankie Morello‘da staj/iş başvurusunu gerçekleştirmeye karar verdim ama gerek Türk olduğum ve oturma izni sorunlarım olduğu, gerekse moda eğitimim olmadığı için farklı bir şekilde CV yapmaya ve sunmaya karar verdim, çünkü başka türlü dikkatlerini çekeceğimi düşünmüyordum."

CV'si aşağıda Yiğit'in, hikayesi ise, burada.








Elbette işe kabul edildi. Aksi mümkün mü?

Şubat’taki Kadın Moda Haftasında Frankie Morello Blog‘un açılışı için bir fikir geliştirmiş Yiğit.
"Genelde defilelerde ön sıralar boş veya çok fazla ünlü ile kaynamazsa fotoğrafçılar 1-2 fotoğraf çekip giderler. Bize de sürekli ünlüler gelir ama gene de ben daha çok fotoğraf çekilmesini istiyordum. Bu yüzden blog açılışı için BryanBoy, Chiara Ferragni ve Kateloveme.net’in pelayosuyla anlastik.

Bunun dışında da blog açılışı icin gizemli bir viral marketing yapmak istedim. Yeni bir blogu; yeni bir bloggerla duyurmak istedim ve bu yeni blogger’ı herkes merak etsin diye kafasına kağıt poşet geçirttim. Yanına da 2 tane insan koydum gene kafası poşetli."



"Biri ex-top model edasıyla gelen bir modeldi. Ayağındaki topuklularla birlikte yaklaşık 1.90’a yakın boyu ve başındaki dantelli kese kağıdıyla çok dikkat çekiciydi. Diğeriyse daha kiloluydu ve Creative Director rolündeydi.
Şova 15 dakika kala, bu üçlüyü en öne yerleştirdik ve anında fotoğrafçılar başlarına üşüşüp çekim yapmaya başladılar. Konuşmalarını istemediğim için kendilerine özel hazırlanmış kartvizitler vermiştim ellerine ve bunları dağıttılar.

Defile bittiginde Prada’nın şovuna az kalmış olmasına rağmen insanlar gitmeyip hatıra fotoğrafı çektiriyorlardı!!"


Mutlaka ama mutlaka Yiğit'in hikayesini Can'dan okuyun..
"Vay Be" deme garantisi var ;)

Ve ben Yiğit'in masalını sevgilime armağan ediyorum :) Her konuda yaratıcılığı ve hep çözümü bulmasıyla beni hayli şaşırtan nişanlıma.. Umarım en az Yiğit kadar şanslı olur, ömrü boyunca :)

Ama o vatka nedir öyle? Ba-yıl-dım!!

 Yiğit çok farklı biri, yaratıcı ve çok zevkli!
Kocaman bir bravo da benden ;)


Vogue Yiğit Turhan Röportajı burada.