5 Temmuz 2014 Cumartesi

Hop 3, 4, 5 :)

Zaman hızla akıp gidiyor. Pera Nil'in 6 aylık olmasına kısacık bir zaman var. Ama ben 3, 4 ve 5 aylık postlarını yapmaya zaman bile bulamamışım :) Öyle dolu dolu ve hızla geçiyorki onunla zaman, ne ara böyle büyüdü diyorum. 

3,5 aylıkken alt orta iki dişini çıkardı ve meme emmeye yalnızca geceleri uykuda devam ediyor.

Yüzüstü yattığında artık popo havada ve tek bacağı öne çekmeye başladı. Ama nasıl oluyorsa geri geri gidiyor :)

16 Nisan 2014 Çarşamba

Doğum İçin Hastane Hediyelerimiz ve Süsleme

Pera'cım bugün hayattaki 3. ayını doldurmuşken, gülücüklerle bizi selamlarken, onunla ilgilenmiyorsak sesleniyorken, meme ardına saklanıp, saklanıp gülücükler ve hatta kahkahalarla dikkatini çeken şeylere oyunlar yapıyorken, zaten hareketli olan bünyesi yeni hareketler edinmişken ben de artık hastane süslemelerimizi ve hediyelerimizi yazayım dedim..


Bebeğimin cinsiyetini öğrenir öğrenmez soluğu Eminönü'de aldık, Sibel ve Saadet'le. Sallanan atlı bi'şeyler almak vardı hayalimde ve girdiğim ilk dükkanda bu sallanan atlı çerçeveleri görünce çok beğendik ve Pera Nil'in doğum hediyesi olarak onları vermeye karar verdik. Daha sonra sevgili Derya'nın yaptığı süslemelere uygun olarak Zebra şeklindeki mumlardan da aldı Sibel, doğuma birkaç gün kala :) İlk fotoğrafta arkada görünen sallanan at şeklindeki duvar panosu da yine Derya'nın el emeği. Kendisine instagram hesabından ve web sayfasından ulaşabilirsiniz.

26 Mart 2014 Çarşamba

2, ne güzel bir rakam :)



2 ayı biraz geçmiş bir insan yavrusuyla birlikteyim ve sanki ezelden beri benimle. Beni görmeyince huzursuz olan, of tamam tamam hayli sinirli olan bu bebe, tam bir meme delisi ve böyle olması çok hoşuma gidiyor. Kıyametleri koparırcasına ağlarken bile memeyi gördüğü an dünyalar onun oluyor ve gülmeye başlıyor.

Artık bizimle konuşuyor, hele bi'tane arısı var, onunla baya sohbet ediyor. Bazen konuşurken uyuyakalıyor.

Ha bu arada uykuya dalarken etinden et koparmışcasına ağlıyor ama alıştık artik.

Elleri çok tatlı ve bunu kendisi de farketmiş olacak ki sürekli bir el yeme arzusunda. Üstelik şapur şupur. Resmen canım çekiyor :)



Omuz üzeri etrafı keşfetme en büyük zevki. Öyle ki, pazar, market, mağaza, avm dinlemiyor basıyor yaygarayı. Omuza gelince ağzını burnunu yuttuğum sarkıtıyor alt dudağı, dil de dışarıda, ne var ne yok seyrediyor etrafı. 


Koca gözlü prensesim, tarçınlı kurabiyem
o güzel kokun, tamam bazen kusmuk kokuyorsun ama napalım, sanki yüz yıldır falan benimle gibi. Uyurken bile özlediğim, kalksa da yıksa yine ortalığı dediğim misbebeğim benim, iyi ki hayatımdasın, her an özlediğimsin ve evet perdeler hep aynı annecim :))

Bu arada bu 1 ay içinde Mamaroo'nun hayatımızı nasıl kolaylaştırdığını anlatamam. Artık o Pera'nın cici annesi :)