25 Mayıs 2016 Çarşamba

Evde Oyuncak Yapımı / Ahşap Köy


Eskisi gibi degil artik, bir oyuncagin onlarca farkli modeli, desenlisi, renklisi vs var. Benim zamanimda da cok cesitli sayilirdi oyuncaklar ama simdi oyle boyle degil bu cesitlilik.

Oyuncaklarda ahsap ve dogal olarak 'dogal' olani tercih etmeye calisiyorum. Pera'nin cogu oyuncagi da oyle. Ama oyuncak kelimesinin basina 'ahsap' kelimesi geldiginde fiyatlar aninda ucuyor. Bu yuzden ahsap kasiklar ve aslinda genel olarak ahsap mutfak el aletleri falan baya is goruyor. Amac dogal malzemeye dokunmak ❤

4 Mayıs 2016 Çarşamba

LR Zeitgard Anti-Aging Cihazı Hakkında

Sevgili Ada ile yakın zamanda tanıştık. Hayata bakışı ve renkli dünyasıyla çok farklı ve de tatlı biri :) LR ürünlerini tanıttığı instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz. Her ürün gibi bu cihaz da hayli ilgimi çekti. Ayrıntılı bilgiye videodan ve aşağıdaki açıklamadan ulaşabilirsiniz. Başka sorularınız olursa da telefonu, 0553 183 33 10




LR Zeitgard 2 Anti-Aging Cihazı, sıcak/soğuk metotlu ve titreşim seçeneğine sahip kırışıklık önleyici yenilikçi bir cihazdır.

Zeitgard 2 cihazı, etkili LR Anti-Aging ürünleri ile evde profesyonel ve tamamen derinlemesine bir bakım sağlar. Günde sadece 4 dakikalık kullanım ile cildiniz daha genç görünür ve kırışıklıklarınız azalır.

Zeitgard 2 bilindik üç dermotolojik uygulamayı tek uygulamada buluşturur:

1. Sıcak uygulama ile gözeneklerin açılması sağlanır. Bakım ürünlerinin etken maddeleri normal uygulamaya göre cildin katmanlarına daha derinlemesine işler.

2. Sonrasında cilt gözeneklerin kapanması için hassas bir şekilde soğuk uygulama gerçekleştirilir. Böylece Anti-Age uygulaması cilde tamamen nüfuz ederek cilt içerisinde en iyi etkiyi gösterir.

3. Zeitgard 2 sıcak ve soğuk uygulamayı destekleyen titreşim işlevine de sahiptir. Titreșim teknolojisi sayesinde cildi nemlendiren ve besleyen maddeler cilde derinlemesine işler. Cilt “enerji deposu” haline gelir ve tekrardan genç ve canlı bir hal alır.

Zeitgard 2’nin benzersiz özellikleri

Anti- Aging ürünleri cildin derin katmanlarında hapsolur ve tüm etkisini orada gösterir.
Titreşim işlevi cilt katmanlarını uyarır ve böylece etken maddeler cilt üzerine daha iyi dağıtılır.
Göz altı torbaları gibi cilt üzerindeki şişkinlikler, cilde sağlanan nem sayesinde azalır.
Sıcak/soğuk kombinasyonu ve titreşim işlevi ile cilde enerji sağlanır.


Zeitgard Anti-Age Sistemi Ürünleri

Zeitgard Anti-Age Sistemi ürünlerinin yoğun bakımı ile birlikte Zeitgard 2 mümkün olan en iyi sonuçlara ulaşır. Yüzdeki her bölge için özel olarak geliştirilmiş yüksek etken formüle sahip bu sistem, cilt için en iyi bakımı gerçekleştirir . Göz Serumu göz çevresindeki ince cilt tabakasına en ideal günlük bakımı ile etkili ve uzun süren bir nem sağlar. Alın ve yanak çevresindeki daha kalın cilt tabakalarında oluşmuş kırışıklıklar için geliştirilmiş Nemlendirici Jel Krem genç ciltler, Cildi Yeniden Yapılandıran Jel Krem de olgun ciltler için üretilmiş özel bir bakımdır.


8 Mart 2016 Salı

Kutlu Olsun ❤


Fazla renge ihtiyacin yok, sen gulersen renklenir cevren, cicek acar bagin bahcen. 🌸🌹🍀🌻🌼🌺
Fazla notaya ihtiyacin yok, sen konusursan konser baslar, hem de cok sesli. 🎶🎵🎼🎻🎹🎸🎤
Fazla zamana ihtiyacin yok, sen ayarlarsan her seyi halledersin, her seyi yoluna koyarsin. 📆
Fazla kelimeye gerek yok, sen gozlerinle de anlatirsin.
Fazla gozyasina gerek yok, sen butun duygularini en uçta yasarsin. Aglarken basiverirsin kahkahayi 😁
Fazla kosmaya gerek yok, yuruyerek de varirsin sen istedigin yere, olmadi kosar adim gidersin. Hic olmadi supurgenle ucarsin 😉
Sen kadinsin.
Gunun kutlu olsun..
Ben kadinim.
Gunum kutlu olsun..
🙏💖💖💖

4 Ocak 2016 Pazartesi

Uzun Zaman Sonra..



O kadar uzun zaman girmemişim ki bloguma, yorumlar birikmiş, cevapsız kalmış. Öncelikle özür dilerim. Özellikle bebeklerle ilgili aktiviteler hakkında sorular sorulmuş ki, son aldığım bir mail aslında beni blog başına oturttu diyebilirim. İnstagramdan beni takip edenler ve blogdaki son yazılara bakanlar kızım Pera Nil ile çokça oyun oynadığımızı görür. Yalnız son dönemlerde bu oyun ve aktiviteleri paylaşmaya ara vermiştim.
Bana gelen ve beni yazı yazmaya iten o maile gelecek olursak, ki çok samimi bir maildi, sevgili Ebru şöyle diyordu; (ismini izniyle kullanıyorum)
"Bilun hanım, 1 yaşına kadar yaptığınız, önerdiğiniz tüm oyun ve etkinlikleri oğlumla yaptık. Bundan sonra ne yapacağız? Artık yazmıyorsunuz da acaba 1 yaşından sonra bu etkinlikler önemli değil mi artık?"

30 Mart 2015 Pazartesi

Pera Nil'in Aktivite Kitabı


Yurtdışında çokça örnekleri olan, bebekler için kumaştan yapılmış 'dokun anla' kitaplarını görmüştüm.
Bir gece, aklıma İkea'dan aldığım siyah sayfalı defter ve evdeki kumaşlar, kartonlar, evalar geldi.  Silikon tabancam da varsa, çoook hızlı ve kolay biçimde Pera'ya bir aktivite kitabı yaparım dedim ve yaptım. Şimdiki amacım küçük boyutlusunu yapmak ve yanımızda kolayca taşıyabilmek :) Belki sabrederim de kumaştan yaparım :)

19 Mart 2015 Perşembe

9-12 Ay Bebek Oyunları


Bloga verdiğim uzun arada, oyunları yazmaya da vakit bulamamışım pek. 9-12 ay oyunları ile devam edelim.. 

Bu aylarda bebeklerin kendine özgü kişilikleri belirginleşir, tırmanmayı, emeklemeyi, hatta yürümeyi öğrenirler.

* Ses onları öyle eğlendiriyor ki, ses çıkaran herhangi bir oyuncak onların etki-tepkiyi ve nedensellik ilişkisini öğrenmesine yardımcı olacaktır. Çıngıraklar, tuşlu müzikçalarlar, ksilofonlar, davullar gibi.. İllaki çok pahalı oyuncakları almaya gerek yok, pet şişelere koyacağınız mercimek, nohut vb. malzemelerle evde kolayca müzik aleti yapabilirsiniz. Hatta ben burada bir benzerini yapmıştım. Mutfağınızdaki plastik kaplarınızı da ters çevirip, bebeğinizin önüne koyup, tahta bir kaşıkla davul gibi çalmasını da gösterebilirsiniz. Bitmiş kağıt havlu rulolarınızın içine makarna koyup, iki tarafını da bantlayıp marakas gibi çalabilirsiniz.

12 Şubat 2015 Perşembe

Benim İstanbul'um | #istanbulgunlugum



Hep aşk diye anarlar İstanbul’u. Asla bırakamadığın o kadın gibi, şehvetli, naif, gururlu, güzel ve alımlı.
Öyle ya, her defasında gitmek isteyip de gidemediğin, her kaçtığında yine dönüp, dolaştığın yer değil mi İstanbul? Benim öyle..
Kapılarıyla, adalarıyla, kuleleriyle, ara sokaklarıyla, eskicileriyle, kaldırımlarıyla İstanbul hep başka. Bir vapur düdüğünde içtiğin sıcacık bir çayla başlarsan güne, martılar eşlik ederse hele o gün nasıl güzel geçmez?
İstanbul demek olanca kargaşanın içinde huzuru bulmak demek değil mi biraz da? Mesela Galata’nın kalabalık sokaklarında, hep bir yere yetişme telaşında olan insanlar geçerken yanından, kuleye çıkarsın da tüm o uğultular aşağıda kalır, sen gökyüzü ile başbaşa.. Hezarfen’in ruhuna dokunan o ılık rüzgar, senin de döndürmez mi başını?

15 Ekim 2014 Çarşamba

6-9 Ay Bebek Oyunları


Bebekler beyin gelişimleri için dokunmaya ihtiyaç duyarlar. Dokunmak, onların aldığı vitaminler, yiyecekler kadar önemlidir. Anne/baba ve bebek arasında bir bağ yaratma onun gelişimi için en önemli faktördür. Bu bağ güçlü kurulursa bebekler daha hızlı öğrenir ve kendini daha iyi hisseder.

Çoğu bebek bu dönemde ek gıdaya geçer. Kendi kendine yemek yemeyi öğrenmesi için ona haşlanmış sebzeler verebilirsiniz. Üstelik bu ince motor becerilerini geliştirir ve bu da beyin gelişimini uyarır.

23 Ağustos 2014 Cumartesi

3-6 Ay Bebek Oyunları

Bu aylarda bebek, ilgisini çeken nesnelere bakmak için kafasını dik tutar, agular. Ellerini kullanarak nesneleri tutmayı öğrenir. Bu yüzden tutabileceği incelik ve hafiflikte bir nesne verin eline. Zamanla tutacak ve diğer eline geçirmeyi öğrenecektir. Başlangıçta ona siz yardım edebilirsiniz ve böylece beyin sinir bağlantılarını güçlendirmesini sağlayabilirsiniz. Bu oyun küçük motor yetenekler ile el-göz uyumunu geliştirir.

Ayaklarını keşfeder ve zamanla poposunu kaldırarak ayak parmaklarına ulaşıp, tadına bakmaya başlar :) İleride ayak ve bacaklarını nasıl hareket ettireceğini öğrenir böylece. 

Yerde yuvarlanmayı ve hareket etmeyi öğrenirler. Yüzüstü yatırdığınızda göğsünün altına minik bir yastık veya bir havlu katlayıp, koyabilirsiniz. Bu onların sırt ve boyun kaslarını güçlendirerek başlarını dik tutmasını kolaylaştırır. 


Kitaplarla tanıştırın. Kitaplara bakmak onunla sakin bir zaman geçirmenin en harika yoludur. Tekrar onun için çok önemli. Tamam her gün aynı hışırtılı kitaba bakıp, aynı filin kulağına dokunmak bize sıkıcı gelebilir ama bu onlar için harika! Üstelik kitaplardaki her şeyin aynı kalması onlara güven duygusu verir. Elbet sıkılacaktır, mesela bizde iki kitap var. Dönüşümlü olarak çıkarıyorum ortaya :)

22 Ağustos 2014 Cuma

#bebekoyunlaogrenir ; Dokun - Anla Oyunu


Bebeğin dış dünya ve başkalarıyla kurduğu ilişki dokunarak gelişiyor ve bebek için tensel temas çok önemli. Bu yüzden sürekli kucaklayıp, öpelim bebeklerimizi. Kucağa alışır hurafelerini de bir kenara bırakalım.

21 Ağustos 2014 Perşembe

#bebekoyunlaogrenir ; Oyunun Önemi


Yıllar önce bir arkadaşım ufak yeğeninin kreşte ingilizce öğrendiğini anlatıyordu. Kendileri evde bir kelimeyi çok zor öğrettiklerini, yani bunun hayli bir zaman aldığını ama kreşte anında öğrendiğinden bahsediyordu. Evet, okulda daha kolay öğreniyordu, çünkü bebek oyunla öğrenir :)

Neredeyse doğumdan itibaren oyun oynayan bebekler, zamanla çıngırağını sallayarak etki-tepkiyi, bir şeyleri yere attığında yer çekimini, attığı şeyi alıp, yerine koyuyorsak da sırayı öğrenir. Bu da bebekle ilk iletişim anlarındandır.

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Neden 'Pera Nil?'

Bir ses seninle aynı yarımadadayız diyor 
Ve yitiyor sonra Pera'nın eski bir sokağında. 

Pera'nın eski bir sokağını tepiyorum ben böyle her akşam 
Her akşam tabanımda senin çamurun.
İlhan Berk




İçimde büyüyen bebeğimiz için bir sürü isim düşündük. Neden bilmiyorum ama 'Nil' olacaktı ismi. Nil, bolluğu, bereketi simgeliyordu çünkü, bir doğuştu. Nil nehri nasıl ki Mısır'a hayat veriyorsa, o da bize verecekti. 

15 Ağustos 2014 Cuma

0-3 Ay Bebek Oyunları


Hamile kalınca insan hemen bebeğine yetip, yetemeyeceğini, sevgisini verip, veremeyeceğini, zamanı nasıl doğru kullanacağını falan bir sürü şey düşünüyor. Çok araştırıp, bazen bilgi çokluğunda boğuluyor bazen de yok ben bu kadarını yapamam diyorsunuz ama öyle değilmiş işte. İçgüdüsel olarak anne olmaya hazırsanız, o vakti bir şekilde yaratıyorsunuz ve onu doyasıya seviyorsunuz. 

#bebekoyunlaogrenir.. Pera Nil ile doğduğundan beri oyunlar oynamaya çalışıyoruz. Çok fazla kitap okuyorum ve araştırıyorum bunun için. Ama her annenin vakit sıkıntısı olabilir. Mesela şu an evin topluluğundan feragat edip, yazıyorum bu yazıyı. Çoğu oyun için akşamki yemekten feragat ettiğim gibi :) Bi'şeyler hallolurken bi'şeyler tıkanıyor. Yardımcınız yoksa bu böyle ve kendinizi kötü hissetmeyin. Hem ne demişler?; "Mutlu çocukların dağınık anneleri vardır." :)

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Pera Nil'in Maceraları

Her bebek ayrı bir kitap, her gün ayrı bir macera onlarla. İnsanın ufkunu açıp, yaratıcılığını geliştiriyorlar. Biz Pera ile 1 aylık olduğundan beri çeşitli maceralara atılıyoruz İnstagram sayfamda, gördünüz mü? #peranilinmaceralari hashtagiyle takip edebilirsiniz.

Şehrin Çocuk Hali'ne bu maceraları anlattım. 

"Bu konsept fotoğrafları çekmeye başlarken ben oldukça şanslıydım. Evde küçük bir tasarım atölyemin olması hayallerimi gerçekleştirmemizi oldukça kolaylaştırdı. Bu fotoğraf çekimlerini yapmak isteyip elinde gerekli malzemeler bulunmayan annelerin işini kolaylaştırma fikri benim için iş fikri oldu.
Çok yakında bu konseptleri birer kutu halinde satışa sunacağım. Projem bir taraftan annelerin bebekleriyle ilgili hayallerini gerçekleştirirken diğer yandan çocuklar yararına sosyal sorumluluk bilinciyle hareket edecek bir girişim olacak."

Aşağıdaki fotoğrafın üzerine tıklayarak, röportajın tamamını okuyabilirsiniz. 

http://blog.sehrincocukhali.com/pera-nilin-maceralari/


5 Temmuz 2014 Cumartesi

Hop 3, 4, 5 :)

Zaman hızla akıp gidiyor. Pera Nil'in 6 aylık olmasına kısacık bir zaman var. Ama ben 3, 4 ve 5 aylık postlarını yapmaya zaman bile bulamamışım :) Öyle dolu dolu ve hızla geçiyorki onunla zaman, ne ara böyle büyüdü diyorum. 

3,5 aylıkken alt orta iki dişini çıkardı ve meme emmeye yalnızca geceleri uykuda devam ediyor.

Yüzüstü yattığında artık popo havada ve tek bacağı öne çekmeye başladı. Ama nasıl oluyorsa geri geri gidiyor :)

16 Nisan 2014 Çarşamba

Doğum İçin Hastane Hediyelerimiz ve Süsleme

Pera'cım bugün hayattaki 3. ayını doldurmuşken, gülücüklerle bizi selamlarken, onunla ilgilenmiyorsak sesleniyorken, meme ardına saklanıp, saklanıp gülücükler ve hatta kahkahalarla dikkatini çeken şeylere oyunlar yapıyorken, zaten hareketli olan bünyesi yeni hareketler edinmişken ben de artık hastane süslemelerimizi ve hediyelerimizi yazayım dedim..


Bebeğimin cinsiyetini öğrenir öğrenmez soluğu Eminönü'de aldık, Sibel ve Saadet'le. Sallanan atlı bi'şeyler almak vardı hayalimde ve girdiğim ilk dükkanda bu sallanan atlı çerçeveleri görünce çok beğendik ve Pera Nil'in doğum hediyesi olarak onları vermeye karar verdik. Daha sonra sevgili Derya'nın yaptığı süslemelere uygun olarak Zebra şeklindeki mumlardan da aldı Sibel, doğuma birkaç gün kala :) İlk fotoğrafta arkada görünen sallanan at şeklindeki duvar panosu da yine Derya'nın el emeği. Kendisine instagram hesabından ve web sayfasından ulaşabilirsiniz.

26 Mart 2014 Çarşamba

2, ne güzel bir rakam :)



2 ayı biraz geçmiş bir insan yavrusuyla birlikteyim ve sanki ezelden beri benimle. Beni görmeyince huzursuz olan, of tamam tamam hayli sinirli olan bu bebe, tam bir meme delisi ve böyle olması çok hoşuma gidiyor. Kıyametleri koparırcasına ağlarken bile memeyi gördüğü an dünyalar onun oluyor ve gülmeye başlıyor.

Artık bizimle konuşuyor, hele bi'tane arısı var, onunla baya sohbet ediyor. Bazen konuşurken uyuyakalıyor.

Ha bu arada uykuya dalarken etinden et koparmışcasına ağlıyor ama alıştık artik.

Elleri çok tatlı ve bunu kendisi de farketmiş olacak ki sürekli bir el yeme arzusunda. Üstelik şapur şupur. Resmen canım çekiyor :)



Omuz üzeri etrafı keşfetme en büyük zevki. Öyle ki, pazar, market, mağaza, avm dinlemiyor basıyor yaygarayı. Omuza gelince ağzını burnunu yuttuğum sarkıtıyor alt dudağı, dil de dışarıda, ne var ne yok seyrediyor etrafı. 


Koca gözlü prensesim, tarçınlı kurabiyem
o güzel kokun, tamam bazen kusmuk kokuyorsun ama napalım, sanki yüz yıldır falan benimle gibi. Uyurken bile özlediğim, kalksa da yıksa yine ortalığı dediğim misbebeğim benim, iyi ki hayatımdasın, her an özlediğimsin ve evet perdeler hep aynı annecim :))

Bu arada bu 1 ay içinde Mamaroo'nun hayatımızı nasıl kolaylaştırdığını anlatamam. Artık o Pera'nın cici annesi :)

21 Şubat 2014 Cuma

Bir Güzel Ay


1. ay yazısı biraz gecikmeli olarak geliyor. Pera hayatımıza öyle hızlı girdi ki, gece gündüz kavramı yerle bir oldu.
Pera gelince başladım sanki nefes almaya, yüzüne bakınca huzuru bulmaya..
Meğer ne garip bir sevgiymiş, ne tehlikeli bir aşkmış insanın evladına duyduğu. Herkesi karşısına alırmış insan. Tek bir gözyaşı için ne acılar çekermiş. Tek bir bakışına, tebessümüne içi titrermiş. 
O huzurlu olsun diye elinden geleni yapar, karnı doysun diye süt yapıcı ne varsa, 'nefret etse bile' bayıla bayıla yermiş. 
1 ayı hem gece hem gündüz 2 ay gibi yaşasa da, uykusuzluk canını sıksa da beş dakika bile ayrı kalamazmış mis kokulusundan.
Gak guk sesleri en sevdiği ses oluverir, bir küçük pırt ile havalara uçarmış.

1. ayını kuzeninin dünyaya gelişiyle kutlayan Pera Nil, kucağa alışmanın yanı sıra bir de sürekli kendisiyle konuşulsun istiyor. Tanımadığı sesleri yabancılıyor ve banyo yapmayı çok seviyor.
Formunu sürekli yaptığı kol ve bacak hareketleriyle koruyor :) Spor onun için yaşam biçimi :)
Haa bir de uykuyu hiç sevmiyor :))



7 Şubat 2014 Cuma

22 Gün Önce O Hastanede..


22 gün önce o sabah, Central Hospital'e doğru yürürken, içimdeki o kıpırtının Pera'yı karnımda da olsa görecek olmam diye adlediyorken, aslında hayatımdaki en güzel hediyenin bir kaç saat sonra sağ yanağıma konacak olmasının farkında değildim.

Şu an yanımda uyuyan, yatarken tontik yanaklı, ayakta kaşık suratlı kızıma bakıyorum da, sen ne güzel bir kararsın hayatımda aldığım diye iç geçiriyorum. Kara saçların, değişik mimiklerin, cazgır hallerin, masum bakışların. Ne güzel bir lütufsun sen bana..

29 Ocak 2014 Çarşamba

Park Yatak mı Beşik mi?

Bebeğimiz olacağını öğrenince bir takım hazırlıklar başlamıştı haliyle. Bebek ilk zamanlar nerede yatacak diye düşünürken, park yatak diyenlere, 'ayy yok istemem' diye burun kıvırmıştım. Sonra burada yeniden düzenlediğim beşiği yazmıştım hatırlarsanız.


Bebeğimiz geldi çok şükür. Annelerin, anne adaylarının her daim yanında olan, türlü etkinliklerle yalnız olmadığını hissettiren 'internet anneleri' nin bize cici hediyeleri arasında olan Tripper Park Yatak'tan bahsedeceğim biraz. ErgoCocoon Kundak ve Tripper Baston Puset'e ise ayrıca değineceğim. 


Asla dediğim park yatak, eve geldiğimiz ikinci gün neredeyse kurtarıcımız oldu. Şöyle ki, beşiğimizin fotoğrafta da görüldüğü gibi her tarafı kapalı. İlk gece neredeyse hiç uyumadan 5-10 dkda bir kontrol amaçlı kalkıp baktık. Nasıl yatıyor, ağzını kapamış mı, yüzü açık mı, üstünü açmış mı vs vs. Belki ilk acemilik ama, oldukça zorladı bu durum ve belki de hayatımızda ilk defa bize verilen bu büyük sorumluluk bizi.


Ertesi gün hemen park yatağı kurduk ve o gece saat başı kurduğumuz telefon her çaldığında yattığımız yerden bebeğimizi görebildik. Gerçekten büyük rahatlıkmış. Park yataklar için söylediğim tüm sözleri geri alıp, bizi bu konuda rahata erdiren İnternet Anneleri'ne kocaman bir teşekkür selamı yollarım ♥