
Laodikeia'da çıkan bir buluntu ve altına yazılan bir yorum. Taa o günlere götürdü beni. Parkeoloji'ye yazdığım yazı burada. Bir göz atın yazıya ve yorumlara.
Bir türkü var yorumlarda. Şu an devlet memuru olduğu için ismini açıklamadan bırakıyor yorumlarını canım dostum. Diğer çok yakın dostumla evli. Canlarım onlar benim. Diğerleri gibi. Biz beşimizin (bodrumda olan düğünlerine gittiğim çok yakın dostlarımın) ortak türküsüydü. 'Laodikeion' lakaplı dostum bağlaması 'hatça'yı alır eline, o çalar birlikte söylerdik.
Tüm zorlukların karşısında onunla ayakta durduk. Beşimiz, birbirimize hiç laf söyletmedik, hep koruduk birbirimizi. Hiç kimse ayıramadı bizi. İkisi yanıma geldi, İstanbul'a. Kimi geceler sabahlıyoruz anılarımızla, neler yaşadık diyoruz. Hiç kötü bir anımız yok. Varsa da hatırlanmıyor. En güzelleri, en özelleri, en komikleri hatırlanıyor. Sabahın 5'inde bindiğimiz serviste kahkahalarımız, sabahın karanlığında dağılıyordu. Mutluyduk çünkü, beraberiz diye. Beraber aşılabilecek zorluklardı onlar, üstesinden hep birlikte geldik..
Kırılsa da kanadımız
Asiye çıksa adımız
Duyan duysun bilen bilsin gülüm
Böyledir bizim sevdamız
Yüce dağlar başında mı
Zemherinin kışında mı
Şu gönlümün bir umudu gülüm
Gözlerinin yaşında mı
Zülfü Livaneli de bir başka söyler ama benim dostlarım çok başka çalıp, söyler..