dockers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dockers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2012 Perşembe

Geçtiğimiz hafta ne yaptım, ne sevdim, ne gördüm?


Dockers İlkbahar-Yaz 2012 Koleksiyonundan bu bebe yaka gömleğe bayıldım.


Ortaköy House Cafe'deki Kom kahvaltısı öncesi, deniz kenarında, Billur'un deyimiyle :) o.o şeklinde bakan bu tekne eşliğinde iyota doydum :)


Yine Ortaköy'de bu kapı ile, en sevdiğim karelerden birine daha sahip oldum :)


Kom'un yeniliklerinden haberdar olurken bir yandan da boğazın eşsiz güzelliği ve keyifli sohbet eşliğinde kahvaltımızı yaparak, bir de üzerine tarotumuza baktırarak güne şahane bir başlangıç yaptık. 


Kom'un iç giyim çeşitliliğini sevdim.


Bilun Design'ın facebook sayfasına yeni ürünler ekledim.


Tommy Hilfiger İlkbahar-Yaz 2012 Koleksiyon lansmanındaki bu çadırda hayal ettim kendimi. Bu çadırda ve bir Ege kasabasında, serin bir ilkbahar akşamında..


Tommy Hilfiger'ın bu şık tulumunu, rengarenk jeanlerini, marine babetlerini ve en çok da camel rengi bu papuçlarını sevdim.


22 Kasım 2011 Salı

Dockers'la Araziye İndik

 
Araziye indik dediysem lafın gelişi o.. 
Biz 4 kafadar, Indiana Jones hesabı ünlü bir alışveriş merkezine dalıp, kayıp hazineyi Dockers mağazasında bulduk.
Önce bahsi geçen kafadarları tanıyalım..

Market de dahil olmak üzere her yere topuklu pabuçlarıyla arz-ı endam eden kızımız Serap, çok önemli bir görev için, kısa süreliğine de olsa, botları çekti ayağına ve doğru göreve koştu. Sırt çantasında pek değerli kitapları ve belinde metresi ile Dockers'taki gizli hazineyi keşfeden ilk bloggerlardan..


Botları çekmiş ve deyim yerindeyse "arazi" kıyafeti giymiş bu hatun, nam-ı diğer Cindrella, arkadaşlarıyla alışverişe değil bizimle hazineyi fotoğraflamaya geldi. Onun bu şıklığı sizi şaşırtmasın, zira kendisi her daim böyle.. Ne giyse, ne taksa kendine uydurur, kıyafet ona değil o kıyafete anlam yükler.. Ve elinde metresi hazineyi ölçüp, biçer..


3. kafadar başarılarını dünyaya duyurmuş bir blogger, Zet. Bu şirinlikle bakınca o, kazıya değil lunaparka gitmek istiyorum o ayrı, ama yıllanmış 'dede' şapkasıyla hocam onu görse, şapkasına bir servet yatırır ve o şapkayı özel kazıları için kullanırdı. Vintage tutkusunu hazine avcısı kılığına girdiğimiz o gün de gösterdi ve şıklığını hiçbir şey bozamadı. Elinde fırçası, Dockers'ın tozunu atmaya geldi..


Ve ben.. Hocalarımın o çok beğendiğim 'Dockers' pantolonlarını kapmış gibi bir gülümseme yerleşmiş hınzır yüzüme. Ne olursa olsun ama metrem bile pembe olsun, tozun toprağın kahvesine inat..


Bulduğumuz hazinenin bi'kaç parçasını inceledik.




Arazi günleri böyle geçer..
Buluntunun gün ışığına çıkmasına sevinilir, ardından iyice temizlenir, tarihi anlamı yüklenir, tüm ekip başında. Biri de fotoğraflar o anı..
Kızlar yeni koleksiyonu inceliyor..


Dockers 1986 yılından beri, hem ofis yaşantısında takım elbisenin yerini alacak hem de

günlük hayatta kullanılabilecek alternatifler sunarak erkeklerin favorisi haline gelmiştir. Dockers Khaki pantolonları ise yeni bir giyim tarzının öncüsü olmuş ve dünya erkeklerini takım elbise zorunluluğundan kurtarmıştır. İş hayatında birçok iş kolunda rahatlıkla giyilebilen çok yönlü kıyafet yelpazesi ile Dockers, sanayi devrimi sonrasında erkeklerin dünyasına renk katmıştır.

Günümüzde pek çok erkeğin gardırobunda çoktan yerini alan Dockers Khaki’lere ister kumaş pantolon, ister jean muamaelesi yapabilirsiniz. Öyle ki, istediğiniz tarz bir ayakkabıyla gideceğiniz yere anında uyum sağlayan bu pantolonların sadece erkekler için olması üzücü pek tabi..


Bu zorlu (!) araştırma sürecimizde üzerimizden hiç çıkarmak istemediğimiz Dockers ürünlerine ve Dockers İstinye Park mağazası çalışanlarına teşekkürler..

Dockers web sayfası için buraya,
Facebook sayfası için buraya,
Twitter hesabı için buraya tıklayabilirsiniz.


Bizim kızlar bu işi çok sevdi, Didyma'nın Medusa'sı, hani o gözlerine bakınca taşa çeviren yılan saçlı ölümlüyü araştırmaya devam ediyorlar şimdilerde..

Dockers’la özdeşleşen Khaki pantolonların ortaya çıkış hikayesine kısaca değinecek olursak;
Hindistan'da toz anlamına gelen Khaki'nin tarihi, bu ülkedeki İngiliz kolonisine kadar uzanıyor. Khaki, yani toz rengi pantolonlar resmi olarak ilk kez 1867'de Britanya askerleri tarafından giyiliyor ve ardından bütün Britanya Krallığı ordularının ve ABD'nin 1. Dünya Savaşı'na katılan birliklerinin üniforması oluyor.

2. Dünya Savaşı'nda ise ABD askeri gücünün Khaki üniformalarının rengi yeşile döndü ve bu olay orijinal Khaki pantolon fikrinin temelini oluşturdu. Bu tarihten sonra Khaki bir rengin ötesinde bir pantolon tarzı oldu. Ardından gelen dönemde militer giyim tarzı Hollywood'da hızla yayıldı.1950'lere gelindiğinde ise Khaki artık üniversitelere girmişti. 
Sanıyorum 2000'lerden itibaren de arkeolojik kazılara misafir olmaya başladı :)