serapla moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
serapla moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2012 Salı

Studio Rain Aşkına! ♥


Serap gibi bir arkadaşınız varsa ve hep spor giyinmekten hoşlanıyorsanız, hayat sizin için gerçekten çok zor!
Serap'ın sürekli, bir kadının topuklu ayakkabı giymesi gerektiğini söyleyip, her buluştuğumuzda ayakkabılarımı kontrol edip, 'yine mi düz' diye beni azarladığını göz önüne alırsak :) elimden geldiğince onunla buluşacağımız zaman çantaya bir topuklu atmaya çalışıyorum artık :)
Studio Rain'in topukluları ise rahatlık açısından hem beni hem de yılların topuklu canavarı Serap'ı tatmin etti.
E haliyle çantaya atılacakların başında geliyor Studio Rain ;) Ve hatta direkt onlarla çıkıp, yürünesi..

Günün ilerleyen saatlerinde düz ayakkabıya geçiyorum geçmesine ama tedirginim..
Ya Serap itiraz ederse?
Yok bu sefer etmiyor.. Studio Rain'in tasarım harikası düz ayakkabılarına bile geçit veriyor ;)

Modellerin farklılıklarına diyecek yok.. Hepsi özel tasarım, hepsinin kalıbı inanılmaz rahat ve ayağı sarıyor. Topuklularda yaşadığım, yürürken ayağımın öne kayması sorununu Studio Rain'de yaşamıyorum.
Tüm modeller ve daha fazlası için,

22 Kasım 2011 Salı

Dockers'la Araziye İndik

 
Araziye indik dediysem lafın gelişi o.. 
Biz 4 kafadar, Indiana Jones hesabı ünlü bir alışveriş merkezine dalıp, kayıp hazineyi Dockers mağazasında bulduk.
Önce bahsi geçen kafadarları tanıyalım..

Market de dahil olmak üzere her yere topuklu pabuçlarıyla arz-ı endam eden kızımız Serap, çok önemli bir görev için, kısa süreliğine de olsa, botları çekti ayağına ve doğru göreve koştu. Sırt çantasında pek değerli kitapları ve belinde metresi ile Dockers'taki gizli hazineyi keşfeden ilk bloggerlardan..


Botları çekmiş ve deyim yerindeyse "arazi" kıyafeti giymiş bu hatun, nam-ı diğer Cindrella, arkadaşlarıyla alışverişe değil bizimle hazineyi fotoğraflamaya geldi. Onun bu şıklığı sizi şaşırtmasın, zira kendisi her daim böyle.. Ne giyse, ne taksa kendine uydurur, kıyafet ona değil o kıyafete anlam yükler.. Ve elinde metresi hazineyi ölçüp, biçer..


3. kafadar başarılarını dünyaya duyurmuş bir blogger, Zet. Bu şirinlikle bakınca o, kazıya değil lunaparka gitmek istiyorum o ayrı, ama yıllanmış 'dede' şapkasıyla hocam onu görse, şapkasına bir servet yatırır ve o şapkayı özel kazıları için kullanırdı. Vintage tutkusunu hazine avcısı kılığına girdiğimiz o gün de gösterdi ve şıklığını hiçbir şey bozamadı. Elinde fırçası, Dockers'ın tozunu atmaya geldi..


Ve ben.. Hocalarımın o çok beğendiğim 'Dockers' pantolonlarını kapmış gibi bir gülümseme yerleşmiş hınzır yüzüme. Ne olursa olsun ama metrem bile pembe olsun, tozun toprağın kahvesine inat..


Bulduğumuz hazinenin bi'kaç parçasını inceledik.




Arazi günleri böyle geçer..
Buluntunun gün ışığına çıkmasına sevinilir, ardından iyice temizlenir, tarihi anlamı yüklenir, tüm ekip başında. Biri de fotoğraflar o anı..
Kızlar yeni koleksiyonu inceliyor..


Dockers 1986 yılından beri, hem ofis yaşantısında takım elbisenin yerini alacak hem de

günlük hayatta kullanılabilecek alternatifler sunarak erkeklerin favorisi haline gelmiştir. Dockers Khaki pantolonları ise yeni bir giyim tarzının öncüsü olmuş ve dünya erkeklerini takım elbise zorunluluğundan kurtarmıştır. İş hayatında birçok iş kolunda rahatlıkla giyilebilen çok yönlü kıyafet yelpazesi ile Dockers, sanayi devrimi sonrasında erkeklerin dünyasına renk katmıştır.

Günümüzde pek çok erkeğin gardırobunda çoktan yerini alan Dockers Khaki’lere ister kumaş pantolon, ister jean muamaelesi yapabilirsiniz. Öyle ki, istediğiniz tarz bir ayakkabıyla gideceğiniz yere anında uyum sağlayan bu pantolonların sadece erkekler için olması üzücü pek tabi..


Bu zorlu (!) araştırma sürecimizde üzerimizden hiç çıkarmak istemediğimiz Dockers ürünlerine ve Dockers İstinye Park mağazası çalışanlarına teşekkürler..

Dockers web sayfası için buraya,
Facebook sayfası için buraya,
Twitter hesabı için buraya tıklayabilirsiniz.


Bizim kızlar bu işi çok sevdi, Didyma'nın Medusa'sı, hani o gözlerine bakınca taşa çeviren yılan saçlı ölümlüyü araştırmaya devam ediyorlar şimdilerde..

Dockers’la özdeşleşen Khaki pantolonların ortaya çıkış hikayesine kısaca değinecek olursak;
Hindistan'da toz anlamına gelen Khaki'nin tarihi, bu ülkedeki İngiliz kolonisine kadar uzanıyor. Khaki, yani toz rengi pantolonlar resmi olarak ilk kez 1867'de Britanya askerleri tarafından giyiliyor ve ardından bütün Britanya Krallığı ordularının ve ABD'nin 1. Dünya Savaşı'na katılan birliklerinin üniforması oluyor.

2. Dünya Savaşı'nda ise ABD askeri gücünün Khaki üniformalarının rengi yeşile döndü ve bu olay orijinal Khaki pantolon fikrinin temelini oluşturdu. Bu tarihten sonra Khaki bir rengin ötesinde bir pantolon tarzı oldu. Ardından gelen dönemde militer giyim tarzı Hollywood'da hızla yayıldı.1950'lere gelindiğinde ise Khaki artık üniversitelere girmişti. 
Sanıyorum 2000'lerden itibaren de arkeolojik kazılara misafir olmaya başladı :)

28 Haziran 2011 Salı

Bebek Şenliği 2011


3-4-5 Haziran'da Bebek Parkı'nda 6.sı gerçekleşen Bebek Şenliği'nde bu yıl ben de vardım! :)
Şahane geçen 3 gün ve gecenin ardından okula ve derslere koştuğum için, bu kadar geciktim yazmak için.
Harika insanlarla tanıştım ve gelen herkese kocaman teşekkürler :) Fotoğraflar anlatsın o günü, eksik olsalar da.. Maalesef gelen herkesle fotoğrafım yok :( Heyecandan unutmuşuz..



















22 Şubat 2011 Salı

Nazlı Ceylan ile kaynaşma (Bloggers & Designers @ Building)

Bu yazıda sevgili Ceylan ile nasıl tanıştığımızı yazdıktan sonra sıra kaynaşma evresinde :) Gerçi Ceylan'ı tanıyıp da kaynaşmamak imkansız :)


Butiğinde dinlendikten sonra bizi meşhur MADO'ya götürdü. Annesi, kardeşi, Ceylan, Serap ve ben Yaşar Pastanesi'nden doğup, ünü şehirler arası dolaşan Mado'da öğlen yemeğimizi yedik, ama ne yemek! :) Her çeşit kebap, et, mantı, tatlı ne varsa. 


Günün yıldızı elbette kesme dondurma oldu. Salep'ten yapılan ve her dondurma dondurma değildir sloganıyla midemizi şenlendiren dondurmamızı yedikten sonra, arkeolog olduğumu bildiklerinden, bizi Germanicia antik kentine götürdüler.Ceylan, mozaiklerin bulunduğunu söylediğinde açıkçası bu kadar eksiksiz ve güzel olabileceklerini tahmin etmemiştim. Bu kent ile ilgili ayrıntılı olarak parkeoloji.com'da yazacağım.


Daha sonra tekrar butiğe dönüp, atölyeyi, kumaşları, modelleri inceleyip, birbirinden güzel, taşlı kıyafetleri denedik :)












Ceylan, Betül ve ben Serap'a poz verdikten sonra, Serap da Ceylan'la bana poz verdi :)




Maraş gezimiz ise, bir sonraki postta :)



Nazlı Ceylan'ın web sayfasına buradan,
Facebook grubuna buradan ulaşabilirsiniz.

Nazlı Ceylan Satış Noktaları:
Kahramanmaraş Showroom,
Hillside Beach Club Fethiye,
Building Tünel - İstanbul,
Akmerkez Fashion Up - İstanbul.

18 Şubat 2011 Cuma

Nazlı Ceylan ile tanışma (Bloggers & Designers @ Building)


Building'in Bloggers & designers projesinde eşleştiğim tasarımcı Nazlı Ceylan Balduk, Kahramanmaraş'lı genç bir tasarımcı. Geçtiğimiz günlerde yakın arkadaşım Serap'la birlikte bindik uçağa, gittik Ceylan'ın yanına :)
Bizi nasıl ağırladığını hangi özel kelimeleri seçerek anlatsam az kalır. Annesi ile birlikte, önce güler yüzleri, sonra bizi rahat ettirmek için ellerinden geleni yapmaları, Kahramanmaraş'ın tarihini, güzelliklerini görmemiz için pervane olmaları.. En yakın arkadaşımın evindeymişim gibi rahat hissettim kendimi :) vee Maraş'ı, özellikle yemekleri, kebapları pek sevdik :)) Hepsi Ceylan, annesi, kardeşi ve yardımcıları sayesinde..

♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

Hava alanından direkt Ceylan'ın butiğine gittik. Kıyafetlere yakından baktık, neredeyse hepsini denedik.
Ceylan'ın kıyafetlerinin en önemli özelliği, sizi olduğunuzdan zayıf göstermesi.
Mutlaka ama mutlaka ufak da olsa bir taş detayı yer alıyor tüm parçalarında.
Ceylan, aynı zamanda TOBB Kadın Girişimciler Kahramanmaraş Kurulu Başkanı. Kadınların üretmesi gerektiğini, iş dünyasında her daim söz sahibi olması gerektiğini sonuna kadar savunuyor.


Ceylan, tam anlamıyla bir kokoş :) İçindeki heyecan, gözlerindeki üretim heyecanı her daim sizi sarıyor.
Onun o kabarık elbiselerinin altına sığınıp, şen kahkahalarla sizi bulmasını bekleyebilirsiniz :)


Kış sezonunda, siyah, füme, ekru, bej ve gece mavisini ağırlıkla kullanan Ceylan, yaz sezonu için rengarenk kumaşlar seçmiş. Cıvıl cıvıl bir koleksiyonla yaza merhaba demeyi bekliyor.


Ceylan kıyafetin dışında, ayakkabı tasarımları da yapıyor. Kalıpları ve kaliteleri çok iyi. En topuklu ayakkabısıyla bile rahatça yürüyebildim :)


Kullandığı kumaşlar, kendilerinin tekstil şirketinden geliyor ve kaliteleri, üzerinizdeki dökümü şahane.


Her bir malzemeyi kendi elleriyle, kendi zevkine göre seçiyor.
Kokoşluğu seçimlerine de yansıyor, taşlar, pırıltılar her kıyafete renk katıyor.














Ceylan'la geçirdiğimiz dolu dolu 1,5 günün ilk yarısından sonra Maraş'ı keşfe çıktık ve soluğu Mado'da aldık. O ve daha sonraki ayrıntılar bir sonraki postta.

Nazlı Ceylan'ın web sayfasına buradan,
Facebook grubuna buradan ulaşabilirsiniz.

Nazlı Ceylan Satış Noktaları:
Kahramanmaraş Showroom,
Hillside Beach Club Fethiye,
Building Tünel - İstanbul,
Akmerkez Fashion Up - İstanbul.