pera nil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pera nil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Neden 'Pera Nil?'

Bir ses seninle aynı yarımadadayız diyor 
Ve yitiyor sonra Pera'nın eski bir sokağında. 

Pera'nın eski bir sokağını tepiyorum ben böyle her akşam 
Her akşam tabanımda senin çamurun.
İlhan Berk




İçimde büyüyen bebeğimiz için bir sürü isim düşündük. Neden bilmiyorum ama 'Nil' olacaktı ismi. Nil, bolluğu, bereketi simgeliyordu çünkü, bir doğuştu. Nil nehri nasıl ki Mısır'a hayat veriyorsa, o da bize verecekti. 

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Pera Nil'in Maceraları

Her bebek ayrı bir kitap, her gün ayrı bir macera onlarla. İnsanın ufkunu açıp, yaratıcılığını geliştiriyorlar. Biz Pera ile 1 aylık olduğundan beri çeşitli maceralara atılıyoruz İnstagram sayfamda, gördünüz mü? #peranilinmaceralari hashtagiyle takip edebilirsiniz.

Şehrin Çocuk Hali'ne bu maceraları anlattım. 

"Bu konsept fotoğrafları çekmeye başlarken ben oldukça şanslıydım. Evde küçük bir tasarım atölyemin olması hayallerimi gerçekleştirmemizi oldukça kolaylaştırdı. Bu fotoğraf çekimlerini yapmak isteyip elinde gerekli malzemeler bulunmayan annelerin işini kolaylaştırma fikri benim için iş fikri oldu.
Çok yakında bu konseptleri birer kutu halinde satışa sunacağım. Projem bir taraftan annelerin bebekleriyle ilgili hayallerini gerçekleştirirken diğer yandan çocuklar yararına sosyal sorumluluk bilinciyle hareket edecek bir girişim olacak."

Aşağıdaki fotoğrafın üzerine tıklayarak, röportajın tamamını okuyabilirsiniz. 

http://blog.sehrincocukhali.com/pera-nilin-maceralari/


5 Temmuz 2014 Cumartesi

Hop 3, 4, 5 :)

Zaman hızla akıp gidiyor. Pera Nil'in 6 aylık olmasına kısacık bir zaman var. Ama ben 3, 4 ve 5 aylık postlarını yapmaya zaman bile bulamamışım :) Öyle dolu dolu ve hızla geçiyorki onunla zaman, ne ara böyle büyüdü diyorum. 

3,5 aylıkken alt orta iki dişini çıkardı ve meme emmeye yalnızca geceleri uykuda devam ediyor.

Yüzüstü yattığında artık popo havada ve tek bacağı öne çekmeye başladı. Ama nasıl oluyorsa geri geri gidiyor :)

16 Nisan 2014 Çarşamba

Doğum İçin Hastane Hediyelerimiz ve Süsleme

Pera'cım bugün hayattaki 3. ayını doldurmuşken, gülücüklerle bizi selamlarken, onunla ilgilenmiyorsak sesleniyorken, meme ardına saklanıp, saklanıp gülücükler ve hatta kahkahalarla dikkatini çeken şeylere oyunlar yapıyorken, zaten hareketli olan bünyesi yeni hareketler edinmişken ben de artık hastane süslemelerimizi ve hediyelerimizi yazayım dedim..


Bebeğimin cinsiyetini öğrenir öğrenmez soluğu Eminönü'de aldık, Sibel ve Saadet'le. Sallanan atlı bi'şeyler almak vardı hayalimde ve girdiğim ilk dükkanda bu sallanan atlı çerçeveleri görünce çok beğendik ve Pera Nil'in doğum hediyesi olarak onları vermeye karar verdik. Daha sonra sevgili Derya'nın yaptığı süslemelere uygun olarak Zebra şeklindeki mumlardan da aldı Sibel, doğuma birkaç gün kala :) İlk fotoğrafta arkada görünen sallanan at şeklindeki duvar panosu da yine Derya'nın el emeği. Kendisine instagram hesabından ve web sayfasından ulaşabilirsiniz.

26 Mart 2014 Çarşamba

2, ne güzel bir rakam :)



2 ayı biraz geçmiş bir insan yavrusuyla birlikteyim ve sanki ezelden beri benimle. Beni görmeyince huzursuz olan, of tamam tamam hayli sinirli olan bu bebe, tam bir meme delisi ve böyle olması çok hoşuma gidiyor. Kıyametleri koparırcasına ağlarken bile memeyi gördüğü an dünyalar onun oluyor ve gülmeye başlıyor.

Artık bizimle konuşuyor, hele bi'tane arısı var, onunla baya sohbet ediyor. Bazen konuşurken uyuyakalıyor.

Ha bu arada uykuya dalarken etinden et koparmışcasına ağlıyor ama alıştık artik.

Elleri çok tatlı ve bunu kendisi de farketmiş olacak ki sürekli bir el yeme arzusunda. Üstelik şapur şupur. Resmen canım çekiyor :)



Omuz üzeri etrafı keşfetme en büyük zevki. Öyle ki, pazar, market, mağaza, avm dinlemiyor basıyor yaygarayı. Omuza gelince ağzını burnunu yuttuğum sarkıtıyor alt dudağı, dil de dışarıda, ne var ne yok seyrediyor etrafı. 


Koca gözlü prensesim, tarçınlı kurabiyem
o güzel kokun, tamam bazen kusmuk kokuyorsun ama napalım, sanki yüz yıldır falan benimle gibi. Uyurken bile özlediğim, kalksa da yıksa yine ortalığı dediğim misbebeğim benim, iyi ki hayatımdasın, her an özlediğimsin ve evet perdeler hep aynı annecim :))

Bu arada bu 1 ay içinde Mamaroo'nun hayatımızı nasıl kolaylaştırdığını anlatamam. Artık o Pera'nın cici annesi :)

21 Şubat 2014 Cuma

Bir Güzel Ay


1. ay yazısı biraz gecikmeli olarak geliyor. Pera hayatımıza öyle hızlı girdi ki, gece gündüz kavramı yerle bir oldu.
Pera gelince başladım sanki nefes almaya, yüzüne bakınca huzuru bulmaya..
Meğer ne garip bir sevgiymiş, ne tehlikeli bir aşkmış insanın evladına duyduğu. Herkesi karşısına alırmış insan. Tek bir gözyaşı için ne acılar çekermiş. Tek bir bakışına, tebessümüne içi titrermiş. 
O huzurlu olsun diye elinden geleni yapar, karnı doysun diye süt yapıcı ne varsa, 'nefret etse bile' bayıla bayıla yermiş. 
1 ayı hem gece hem gündüz 2 ay gibi yaşasa da, uykusuzluk canını sıksa da beş dakika bile ayrı kalamazmış mis kokulusundan.
Gak guk sesleri en sevdiği ses oluverir, bir küçük pırt ile havalara uçarmış.

1. ayını kuzeninin dünyaya gelişiyle kutlayan Pera Nil, kucağa alışmanın yanı sıra bir de sürekli kendisiyle konuşulsun istiyor. Tanımadığı sesleri yabancılıyor ve banyo yapmayı çok seviyor.
Formunu sürekli yaptığı kol ve bacak hareketleriyle koruyor :) Spor onun için yaşam biçimi :)
Haa bir de uykuyu hiç sevmiyor :))



7 Şubat 2014 Cuma

22 Gün Önce O Hastanede..


22 gün önce o sabah, Central Hospital'e doğru yürürken, içimdeki o kıpırtının Pera'yı karnımda da olsa görecek olmam diye adlediyorken, aslında hayatımdaki en güzel hediyenin bir kaç saat sonra sağ yanağıma konacak olmasının farkında değildim.

Şu an yanımda uyuyan, yatarken tontik yanaklı, ayakta kaşık suratlı kızıma bakıyorum da, sen ne güzel bir kararsın hayatımda aldığım diye iç geçiriyorum. Kara saçların, değişik mimiklerin, cazgır hallerin, masum bakışların. Ne güzel bir lütufsun sen bana..

26 Ocak 2014 Pazar

Bugün Günlerden Güzellik..


16 Ocak 2014..
Nereden bilebilirdim o gün gittiğim kontrolde bebeğimi kucağıma alacağımı..

Günü geçen bebiyonun hala gelmeye niyetinin olmaması bir yana, bir de kanala yakın olan kafası gittikçe yukarı çıkmakta. Üstelik erken başlayan sancılar son bir haftada geçti. İlk kalp atışını birlikte duyduğumuz Sibel, bir de ben geleyim şu kontrole diyor, 16 Ocak'taki randevumuz için.

Sabah gidiyoruz, yok diyor Başak Hanım, iyice yukarı çıkmış. Sezaryene karar veriyoruz o anda. O kadar normal doğum istememe rağmen. Beklemek korkutucu geliyor o an. Kabul ediyorum.

8 Ocak 2014 Çarşamba

Merhaba 40. Hafta ♥


Oldu mu olmadı mı, gün gün saat saat sayarken geldik mi son viraja. 40. haftayı iyice meraklanan kalbimle, artık yeri daralan kızımın göğüs kafesime doğru ağır tekmeleriyle, içimden ejder çıkacak sandığım alev alev yanan bir mideyle, otururken kapanmayan bacaklarla ve tosun gibi bir silüetle karşılıyorum. 

Oysa daha dün gibi bebeğimin benimle olduğunu öğrenmem..
Anneler gününden iki gün önce, sabah uyandım. Yaşadığım sol kasıktaki saat tiktakları gibi atmaları saymazsak hiçbir belirti yok ama saat gibi işleyen hormonlarım o gün her ay başıma gelenin yine gelmesi gerektiğini düşünüyor. Henüz erken, sabahın körü. Kociş işe gidiyor, ben bir sağa bir sola dönüp, anneler gününü beklemeyi düşünüyorum içimdeki kıpırtıyla. Tabi bu sadece 2 dk sürüyor. 

11 Aralık 2013 Çarşamba

Doğum İçin Hastane Çantası

36. haftaya giriş yapmışken, hastane çantasına neler koymuşuz bir göz atalım istedim. Bir çok kişiye sordum, bir çok site araştırdım ve topluca bir liste oluşturdum. Bu liste genel bir liste olup, hastanenin verdikleri göz ardı edilerek ve 'aman ben götüreyim de, lazım olmasa da olur' gibi bir yaklaşımla hazırlanmıştır, baştan uyarayım :)

Bebeğin Çantası;

Hastane Çantasının olmazsa olmazı, hastane çıkışı setleri. Bunları takım olarak almanın dışında kendiniz de gayet süper bir set oluşturabilirsiniz. Biz bir çok şeyi olduğu gibi hastane çıkışını da İdil Baby'den aldık. Bu setin içinde, patikli-patiksiz alt, iç zıbın, dış zıbın, patiksiz tulum, şapka, eldiven, önlük, battaniye ve üst bulunuyor.



9 Aralık 2013 Pazartesi

Örgü Güzeldir!


Örgülere bayılıyorum. Hem el emeği hem birikmiş anılar tablosu. 
Anneme, kayınvalideme sürekli hırka, süveter örmelerini rica ediyorum Pera için. Onlar haricinde, teyzeleri, yengeleri de şahane hırkalar, patikler ördüler ve her biri gözümüzün nuru, dolabımızın mis kokulu parçaları oldular.

25 Kasım 2013 Pazartesi

Bebeğimi Beklerken -II- Muhteşem İlk Yıl


İnsan, minnak bebeğini beklerken bir sürü anı biriktiriyor. Ve yine bebeğini beklerken, onunla ilgili hayaller kuruyor. Kucağına ilk aldığında ne yapar, eve ilk girişi nasıl olur, meme emmeye hemen alışır mı, ilk dişi ne zaman çıkar, ilk ne zaman güler, ilk kez ne zaman emekler, ilk kelimesi ne olur gibi bir sürü soru ve merak içerisinde geçen günlerle mis gibi hayallere dalıyor.


Muhteşem İlk Yıl hatıra albümü, bebeğin ilk yılıyla ilgili eski Türk geleneklerini anlatan ve Osmanlı tarzıyla süslenmiş bir kitap. İçeriği çok geniş ve çok eğlenceli. Eski gelenekleri unutturmadan tatlı bir dille aktarıyor. İçinde diş buğdayı tarifi bile var!
Ayrıntılı olarak buradan inceleyebilirsiniz.
Facebook sayfasına buradan, İnstagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.




22 Kasım 2013 Cuma

Bir Beşik Dönüşümü


Önceki yazımda bahsettiğim "kişiselleştirilmiş beşik", işte bu. İçinin yastıkları falan hazır değil henüz ama yine de asıl konu 'dışı' olduğu için paylaşmak istedim :)

Bu beşik aslında aşağıda orijinalini gördüğünüz beşik ve annemin 'süt kızı'ndan geldi bize. Oğluşu Kuzey, 4-5 ay kullandıktan sonra kaldırmışlar haliyle. Benim bebişi duyduğunda da sağolsun Ceyda abla, istersem alabileceğimi söyledi. Önceleri hiç beşik istememiştim, yatak odamız biraz dar olduğu için ama bunun ölçüleri de uyunca seve seve aldım

20 Kasım 2013 Çarşamba

Bebeğimi Beklerken -I-

33. haftaya merhaba derken Pera Nil'e neler almışız, neler tercih etmişiz onlardan bahsetmeye başlasam gerek dedim. 

Aile büyükleri hep, hamileliğin sonlarını bekleseler de hazırlıklar için, ben minnak kızımızın içimde olduğunu öğrendiğim andan itibaren bi'şeyler alma telaşına düştüm.
Çok erken başladık hazırlıklara, o hep yanımızdaydı, bizimleydi ve çekirdek ailemizin en değerli üyesiydi ne de olsa. Odasını henüz yerleştirmediğimiz için ufak detaylardan bahsedeceğim şimdilik.


Önce babam odasını boyadı minik prensesin. Hazır boyalardan seçemeyince Marshall'ın içinde çoook uçuk grilik olan beyaz rengini yaptırdık. Hatta kodu da 40YY 73/028. 

Mobilyalar da beyaz olacaktı ve aksesuarlarla renklendiririz diye düşündük, iyi ki de öyle yapmışız bence. Çok ferah ve temiz bir görüntü oldu sonuçta. 

Oda tam yerleştiğinde duvarların da fotoğrafı yer alır burada :)

Henüz cinsiyeti belli değildi ve ben morlu, baykuşlu bodylere, tulumlara sarmışken, E-bebek'te gördüğüm Nuna'nın bu mama sandalyesini çok beğenmiştim. Hem özellikleri, hem de kullanım süresinin uzunluğu beni cezbetmişti. Kısa bir düşünme anından sonra, şahane de bir indirim yakalamışken bu fırsatı kaçıramazdım ve hoop sepete attım. Mama sandalyesinin özelliklerini buradan okuyabilirsiniz.