Geçtiğimiz günlerde Galata'nın arka sokaklarında içimdeki çocuğu, Yasemin Öndar'ın Bukefalos'u ile dizginlemeye çalıştım. Bir o tarafa bir bu tarafa heyecan içinde, kimi zaman ciddi durmaya çalışırken, kimi zaman o topuklularla dengede durmaya zorlanırken mini bir çekim gerçekleştirdik. Yasemin Öndar'ın hikayesine aşina olduğum 'Bukefalos' isimli koleksiyonunun ondaki etkisi ise şöyle;
..Ve Tanrı bir avuç dolusu güneyli rüzgar aldı,
ona kendi nefesini üfledi ve atı yarattı... "Sen kanatsız uçabilmeli, ve
kılıç çekmeden fethedebilmelisin..." deyip onu kutsadı. Atın
zerafeti, zekası ve asaleti... Vahşi ve heybetli görünüşünün altında
yatan hassasiyeti. O hem zaptedilemez, hem evcil, hem eğitilemez, hem en
iyi öğrenci. O bir asi ve bir o kadar da sadık. Tıpkı soyunu inkar etmeyen Bukefalos* gibi!
Hikayeler nasıl da çekerler bizi içlerine..
Hikayeler nasıl da çekerler bizi içlerine..
Atların bu muhteşem dünyası da Yasemin'i cezbetti ve sonunda Bukefalos ismiyle hem koleksiyonu hem de kendini yarattı bana göre..
Hem kıyafetler hem yollar dar geldi bana gelmesine ama bu güzel tasarımları size anlatmam gerek diye düşündüm :)
Önce Yasemin'den bahsetmem gerek.. Tarih okumuş ama gönlü hep tasarımda biri Yasemin Öndar, üstelik eğitimini almaya da başlamış bu işin.. Kendini, tasarımlarını anlatırken görmeniz lazım onun gözündeki enerjiyi, sevdiği işi yapıyor olmanın haklı gururu ve heyecanı var yüzünde..
Ve Bukefalos..
Siyah ve kahvenin ummadığım uyumuna şaşırırken, en çok da tasarımların kalıplarına hayranlığımı gizleyemedim.
Sonra bir bir sıraladım Yasemin'e isteklerimi :)
hoop, çek karnı içeri! :)
Kah ciddi olmaya çalıştım Galata yollarında, kah içimdeki çocuğa sarıldım ve sonunda kendimi öyle kabul ettim :)
Fotoğraflar,
Kıyafetler,
yaseminondar@gmail.com
info@yaseminondar.com
Ayakkabı,
*Bukefalos (Buchephalus), Philip'e hediye gelen ama kimsenin yanına dahi yaklaşamadığı bir atken, İskender'in Bukefalos'a -ki onu, gölgesinden korktuğunu anlayıp, yüzünü güneşe çeviren ve bu sebeple ehlileştirebilen İskender olmuştur- bindiğini gören babası Philip, İskender'e 'kendine fethedecek memleketler ara evlat, Makedonya sana dar gelir' demiş.."








