“Giyilmemiş
çamaşırlar nasıl kokar bilirsin,
Sandık
odalarında;
Senin de
dükkanın öyle kokar işte.
Ablamı
tanımazsın,
Hürriyette
gelin olacaktı, yaşasaydı;
Bu
teller onun telleri,
Bu duvak
onun duvağı işte.
Ya bu
çamurdaki kadınlar?
Bu mavi
mavi,
Bu yeşil
yeşil fistanlı...
Geceleri
de ayakta mı dururlar böyle?
Ya bu pembezar
gömlek?
Onun da
bir hikayesi yok mu?
Kapalı
Çarşı diyip geçme;
Kapalı
Çarşı,
Kapalı
kutu”
Orhan
Veli Kanık









