zincirli han etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zincirli han etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2013 Pazar

Gezme Hali: Zincirli Han



“Giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin,
Sandık odalarında;
Senin de dükkanın öyle kokar işte.
Ablamı tanımazsın,
Hürriyette gelin olacaktı, yaşasaydı;
Bu teller onun telleri,
Bu duvak onun duvağı işte.
Ya bu çamurdaki kadınlar?
Bu mavi mavi,
Bu yeşil yeşil fistanlı...
Geceleri de ayakta mı dururlar böyle?
Ya bu pembezar gömlek?
Onun da bir hikayesi yok mu?
Kapalı Çarşı diyip geçme;
Kapalı Çarşı,
Kapalı kutu”

Orhan Veli Kanık

2 Ocak 2013 Çarşamba

Cadı Olsam, Süpürgeme Atlasam..


Bir süpürgem olsa, çalı süpürgesi bildiğin, uzun saplı.. Atlasam ona, tüm dünyayı dolaşsam. Yine İstanbul'a dönerim, İstanbul'un yaşanmışlık kokan güzel sokaklarında dolaşır, beton yığınlarına inat, yüz yıllar önce yapılmış yapılarına girer, yıllarca ne hayatlar yaşanmış burada diye hayaller kurarım.


Bir cadı olsam, burnumla -asla yapamadığım- o hareketi yapıp, Kapalı Çarşı'ya ışınlarım kendimi. Uzak yerlerde asla bulamayacağım huzuru bulup, ağzım açık tüm dükkanlara bakar, sıcak bir beş çayı içip, aynı hareketle kocacığımın yanına gelirim.


Yaşanmış en güzel hikayeyi okumaya başlarım hemen oracıkta. Sultanahmet'in arka sokaklarında başlayan hikaye, tüm o eski yapılar, eski insanlar, İstanbul hanımefendi ve beyefendileri beni benden alır. Bunu da Sibel çok iyi bilir..

Mont: Zara, Tayt: Zara Kids, Bot: Dr. Martens, Bere: LCWaikiki
Çanta: Mavi Jeans



İstanbul çok güzel. Bu güzelliği bana tekrar hatırlattığı için çılgınlar çılgını Sibel'e teşekkür mesajımı çekip, o günü aylarca belki yıllarca hatırlatırım ona: 'Ne güzel gezdik İstanbul'u..'