
Sevgili Emrah, Aganta Burina Burinata adlı yazısında "Sizlerin okuma serüveninizde unutamadığınız, hayatınızın bir dönemine, özellikle de çocukluğunuz ve ilkgençliğinizin hayal dünyasının oluşumuna etki eden yazar kim? Hangi kitabı elinize aldığınızda döner gidersiniz o günlere?" diye sormuştu.
İşte o iki kitap.. Nedense hüznü seviyorum ben, daha önce de söylemiştim.
Şeker Portakalı'nı pek hatırlayamasam da verdiği duyguyu hala hissedebiliyorum: çocukların da duyguları olduğu unutulmamalı.. Bu yüzdendir, her çocuğun anlattığını dikkatle dinlemem, sorduğu soruyu özenle cevaplamam.. Tekrar okumalıyım Şeker Portakalı (Vasconcelos) 'nı, yıllar yıllar geçti üzerinden. Şu anki etkisini açıkçası çok merak ediyorum.
İkinci kitap, Piano Piano Bacaksız (Kemal Demirel). Yıkık dökük bir evde herşeylerini paylaşan insanların hayatları. Kitabı okurken, keşke bu kadar bağlı olduğumuz komşularımız olsaydı diye iç geçirmiştim. Küçükken böyle bir ortam hayal ederdim hep, sıcak ve samimi.. Belki gerçek olmasıydı o kitaba bağlılığım, bilemiyorum..
İki kitapta da çocukluğuma benzer bir yan yok ama ben bu iki kitabın adı geçse, çok eskilere, çocukluğuma dönerim hep..
Ve asıl meseleye gelelim..
İzmir'de Sanat'ın çok güzel paylaşımları oluyor okuyucularıyla; kitaplar, dvd'ler.. Ben de onlardan, sanat aşığı arkadaşlarımdan özenip, bu iki kitaptan Piano Piano Bacaksız'ı hediye etmeye karar verdim. Tabi ben yazarından imzalatamayacağım ama kendim bi'şeyler yazacağım hatıra olarak..
11. Yorumun sahibi benim Piano Piano Bacaksız'ımın sahibi olacak.
Sevgiler..

Yorumları 11. yorumdan sonra cevaplayacağım ki, karışıklık olmasın :)