kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2013 Pazartesi

Kitap Ayraçlarım


Ayraçlarım..
Kitaplarım kadar önemlidir benim için. Uzun yıllar ayraç kullanmayı reddettim. Hep kitaplarda kaldığım sayfayı aklımda tuttum ya da sayfanın bir köşesini katladım.

16 Şubat 2013 Cumartesi

Haydi pamuk eller kütüphaneye! :)


Okuduklarım hep çok şey öğretti bana. 
Kitaplar, dergiler, makaleler, hatta market insertleri bile alır, okurum. 
Okumak, yeni bir ufka açılmak, farklı dünyalara, hayatlara adım atmak gibi..
Bambaşka insanların sofralarına oturmak, onların yaşanmışlıklarından ders almak gibi..

"Şırnak Cizre'ye yaptığımız kitap kampanyamız devam ediyor. Tek bir kitap, defter, kalem bile çok önemli." diyor Heval.. Haksız mı? Hem de nasıl önemli..

Ne yapabileceğinizi öğrenmek için : http://banakitapgonder.org/ne-yapabilirsiniz/
Kampanya hakkında bilgi almak için : http://banakitapgonder.org/tepeonu-ilkogretim-okulu/
Kitap göndermek için : Tepeönü Köyü İlköğretim Okulu, Öğretmen Eftadiye Keskin, Cizre / Şırnak

Bana Kitap Gönder

17 Ocak 2013 Perşembe

Kitap Kulesi


Kitaplar, çoğu zaman duymak istediklerimizi, sonu hep mutlu bitsin diye beklediğimiz güzel hikayeleri, bazen de elde bir mendil hüzünle kapanan son sayfaları hatırlatır bana..
Bir de heyecanla alınmış ama bir türlü sıra gelmeyen kitaplarımız vardır. Ah ilk işim şunu okumak desek de hep ötelenmiş ama gözünün içine baktıklarımız..

15 Ocak 2013 Salı

Meltem SÖZER | Varoluş Yok Oluş


Meltem, okuduğum blogların ilkinin yazarıydı. Üniversiteyi yeni bitirmiş, İstanbul'a dönmüştüm. Çeşitli hobilerle günümü geçiriyordum ve Polimer Kil sevdasına düşmüştüm o zamanlar. İşte o günlerde Meltem'in blogunda bulmuştum kendimi. 

30 Ocak 2012 Pazartesi

Kitaplar Başköşeye

Kitaplar..
Onlarla beraber hayallere daldığımız, kiminin baş kahramanı olduğumuz okurken, kiminde de 'ben yazdım sanki' hissine kapıldığımız.
En değerli bilgileri aldığımız, çoğu zaman kahkahalarla güldüğümüz, bazen de hüzünle ve gözyaşlarımızla işaretlediğimiz..
Hep başucumuzda duracak değil ya kitaplar, bazen de başköşemizde oluverirler evlerimizin..




2 Ocak 2012 Pazartesi

Okuduğum kitaplar..

Biriktiler..
Hep zengin bir kütüphaneye sahip olmak için gözüm gibi sakladığım kitaplarımı, aşağıdaki fotoğrafta görülen, gözlerinin içi parlayan çocuklara yollayacağım. Bu hafta bitmeden kargoda olacaklar..




Siz de okuyup, kitaplığınıza kaldırdığınız kitapları yollamak, o çocukların gözlerinde bir ışık, akıllarında bilgi olmak istersiniz diye düşündüm..
İşte adres,



Hınıs Anadolu lisesi
YİBO Lojmanları Arkası
Hınıs / Erzurum

** Ne tarz kitaplar gönderebilirim derseniz. Aşağıdaki kitaplar sadece çerçeve niteliğinde verilmiştir.
Gençlik kitapları ...
İpek Ongun " Bir genç kızın gizli defteri " serisi...
Orhan Veli gibi şairlerin kitapları...
Reşat Nuri gibi klasik Türk yazarlarının kitapları...
Simyacı, Bir Çift Yürek gibi yol gösterici , sürükleyici çağdaş romanlar...
Sait Faik gibi hikayeciler...
Ayşe Kulin gibi yazarlarımız...
Nutuk...
Atatürk'le ilgili anılar , kitaplar...vs.vs.

8 Ekim 2010 Cuma

Benim İçin!

Bir gün bi'arkadaşınızdan bu başlıkla bir mail alsanız ve onun için istediği şey gerçekten de çok kolay ve yapabileceğiniz bi'şeyse ne yapardınız?

Onun nezdinde bir sürü miniği sevindirirdiniz, öyle değil mi?

"Selamlar,

Tüm sevdiklerim bana bir çocuk kitabı hediye etse, ben de onları yeni yapılacak anaokuluna bağışlasam, 0-6 yaş grubu çocukların ve anaokulunun bağlı olduğu ilkokulun 1. sınıf öğrencileri bu kitapları okuyabilse ne şahane olur diye düşünerek atıyorum bu e-mail mesajını. "

Siz de katkıda bulunmak isterseniz lütfen Özge Lokmanhekim ile iletişime geçin. Bir miniğin sevinmesi sizi nasıl huzurlu kılacak göreceksiniz..

İletişim için,
ozgealtinok@gmail.com

25 Mayıs 2010 Salı

O daima Şıktı..


Ata'nın fotoğrafları varya yurdumun her köşesinde..
Ben bakakalırım işte o her fotoğrafa..
Şıklığı tartışılmaz bir liderin çocuğu olmaktan gurur duyarım hep..
Şapkalar var aklımda şimdi..

Bu toprakların her köşesinde, her mekânında bir Gazi Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafı karşımıza çıkıverir...
Ekranlara yansıyan belgesel görüntülerde de Mustafa Kemal Atatürk geçiverir sıklıkla... Aslında, gelip geçen biraz da şıklıktır!...
Bazen tiril bir takım elbisedir, bazen özenle seçilmiş bir şapka, kimi zaman yakaları ceketin yaka üstüne düşmüş bir gömlek, kimi zaman da rugan ayakkabılar, uyumlu kravatlar.. ve çok özel gecelerde takıştırılan fraklar, siyahlar... Festen kalpağa, kalpaktan şapkaya bir ülke ömrü gibi geçirilen hayat, bir 57 yıl...

Pelerin ilk kez Mustafa Kemal Atatürk'ün sırtında görülmüştür, golf pantolonlar, ipek iç çamaşırlar, kırmızı astarlı ayakkabılar, hatta süslü kırbaçlar...

Hayaller kurarken, bir yurt ararken, bir ülke inşa ederken, tek lüksü ve zevki şıklık olan, giyinmeyi bir hobiye dönüştüren, kelimenin tam anlamıyla kıyafetine özenen, hatta sökük düğmeye dahi tahammül etmeyen Atatürk, sadece kuralların, kanunların, yürütmenin değil, kostüm, kıyafet ve şıklığın da önderi olmuştur sanki...

O halde vakit kaybetmeden harekete geçilmeli, tanıklara, fotoğraflara, hikâyelere ve kanıtlara başvurularak bir belgesel- kitap hazırlanmalı, kuşaktan kuşağa aktarılmalıydı... 1989'da Hasan Yelmen ve Emre Kongar röportajlar yaptı...
Ve anlatılanlar hemen hemen 20 yıl tozlu raflarda kaldı... Hayat, anlatılanları gölgede bıraktı, işler girdi, meşgaleler eksik olmadı. 2010 başında tüm bu belge ve kayıtlar yeniden ortaya çıkartılarak Nebil Özgentürk ve arkadaşlarına teslim edildi. Açıkçası ekibimiz de onur duydu ve kollar sıvandı...

Tozlu raflardan çıkıp 2009'un sonlarında tozu alınmaya başlayan ve ayağa kalkan Gazi'nin Son Tanıkları Anlatıyor; O Daima Şıktı artık hayata ve kuşaktan kuşağa geçebilecekti. Ve Bir Yudum İnsan Yayınevi'nce hazırlık öyüsü belgeseli ile beraber bir kitap hazırlandı.

Gazi'nin Son Tanıkları Anlatıyor:
Altemur KILIÇ: Deri ceketi Türkiye'ye ilk defa Atatürk getirdi.
Bedia MUVAHHİT: Atatürk Piyes yazdı, biz oynaduk...
Cemal KUTAY: Tanıdığım Atatürk ve merhamet hissi.
Cevat Memduh ALTAR: Seyahatler için golf pantolon...
Füreya KORAL: Siyah pelerinli Atatürk
İhsan Sabri ÇAĞLAYANGİL: Protokol yarı devlettir...
Müzeyyen SENAR: Köşküm var deryaya karşı...
Sabiha Gökçen: Pilot olmadan önce soyadım 'Gökçen'di..
Sadi IRMAK: Atatürk, bir zaman ustasıydı...
Nadir NADİ: Bir gazete bir tarih...

Kitabı buradan indirimli olarak alabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgiye ise, buradan ulaşabilirsiniz.
Fotoğraflar, buradan.

17 Mart 2010 Çarşamba

Antikçağ'dan Mis Gibi Bir Tarif / Ballı ve Susamlı Gözleme


Farklı tatlar denemeyi, uyduruk yemekler yapmayı her zaman sevmişimdir. Andrew Dalby ve Sally Grainger'in Antik Çağ Yemekleri ve Yemek Kültürü kitabı da bu bağlamda hayli sevdiğim bir kitap oldu, hem bilgiler hem de tarifler açısından.

Şimdi o kitaptan bir tarif vereceğim size. Denediğim ve beğendiğim bir tarif. Üstelik yapımı da çok kolay.

.::.♥ Ballı ve Susamlı Gözlemeler ♥.::.

Malzemeler:

1 Bardak Un
1 Bardak Su
Bal
Susam
Yağ

Un, su ve 1 çorba kaşığı kadar balı karıştırarak hamur haline getirdiğimiz karışımın dörtte birini 2 çorba kaşığı yağa dökelim. Katılaşınca çevirerek, iki tarafın da aynı tonda kızarmasını sağlayalım :) Bu şekilde diğer parçaları da yaparak 4 gözleme elde edelim. Bu gözlemelere bal sürüp, susam serpip, sıcak sıcak yiyelim :)

Fotoğraf

23 Ağustos 2009 Pazar

MİMMM ;)

Sevgili Gn Hanımcım geçenlerde beni mimlemişti. Ona tekrar çok teşekkür ediyor ve cevaplara geçiyorum :)

En Sevdiğiniz Film


Aslında beni etkileyen baya bi'film sayarım ama sanırım tek hakkım var. O zaman 'City of Angels' diyorum.. Kaç kere izledim bilmiyorum ama yine aklıma geldi, şimdi tekrar izleyeceğim :)




En Sevdiğiniz Yönetmen

Çağan IRMAK, Peter JACKSON

En Sevdiğiniz Kitap

Piano Piano Bacaksız

En Sevdiğiniz Ressam

Amedeo Modigliani, Osman Hamdi Bey

En Sevdiğiniz Resim

Aslında kendi yaptığım tablolardan birini koyacaktım, sevgilime hediye olarak yaptığımı, ama fotoğrafını bulamadım. Osman Hamdi Bey'in "Kaplumbağa Terbiyecisi" adlı tablosunun da yeri bende ayrıdır.

En Sevdiğiniz Fotoğraf


Bu fotoğrafı ben çekmiştim. En sevdiğim karelerimdendir. Ne zaman huzursuz, mutsuz olsam karşısına geçer bakarım..

Bu da benim üniversiteden yakın bir arkadaşımın, portfolioma baktıktan sonra bu fotoğrafa yaptığı yorum,

artık böyle kapılar var mı ? içinde ucu bucağı olmayan mutlulukların buğusunun sokaklara taştığı!!! ya da öyle hissetmek ihtiyacı duyduran huzur kafiyelerii.....ellerine sağlık hepsi içinnnn..ve bir de yüreğine ..boyutuna sığmayacak kadar büyük...

sevgilerrrrrr

Ü.K.P


Görsel Kaynak 1, 2, 3

6 Haziran 2009 Cumartesi

Şeker Portakalı ve Piano Piano Bacaksız ile 11. Yorum


Sevgili Emrah, Aganta Burina Burinata adlı yazısında "Sizlerin okuma serüveninizde unutamadığınız, hayatınızın bir dönemine, özellikle de çocukluğunuz ve ilkgençliğinizin hayal dünyasının oluşumuna etki eden yazar kim? Hangi kitabı elinize aldığınızda döner gidersiniz o günlere?" diye sormuştu.

İşte o iki kitap.. Nedense hüznü seviyorum ben, daha önce de söylemiştim.
Şeker Portakalı'nı pek hatırlayamasam da verdiği duyguyu hala hissedebiliyorum: çocukların da duyguları olduğu unutulmamalı.. Bu yüzdendir, her çocuğun anlattığını dikkatle dinlemem, sorduğu soruyu özenle cevaplamam.. Tekrar okumalıyım Şeker Portakalı (Vasconcelos) 'nı, yıllar yıllar geçti üzerinden. Şu anki etkisini açıkçası çok merak ediyorum.

İkinci kitap, Piano Piano Bacaksız (Kemal Demirel). Yıkık dökük bir evde herşeylerini paylaşan insanların hayatları. Kitabı okurken, keşke bu kadar bağlı olduğumuz komşularımız olsaydı diye iç geçirmiştim. Küçükken böyle bir ortam hayal ederdim hep, sıcak ve samimi.. Belki gerçek olmasıydı o kitaba bağlılığım, bilemiyorum..

İki kitapta da çocukluğuma benzer bir yan yok ama ben bu iki kitabın adı geçse, çok eskilere, çocukluğuma dönerim hep..

Ve asıl meseleye gelelim..

İzmir'de Sanat'ın çok güzel paylaşımları oluyor okuyucularıyla; kitaplar, dvd'ler.. Ben de onlardan, sanat aşığı arkadaşlarımdan özenip, bu iki kitaptan Piano Piano Bacaksız hediye etmeye karar verdim. Tabi ben yazarından imzalatamayacağım ama kendim bi'şeyler yazacağım hatıra olarak..

11. Yorumun sahibi benim Piano Piano Bacaksız'ımın sahibi olacak.

Sevgiler..


Yorumları 11. yorumdan sonra cevaplayacağım ki, karışıklık olmasın :)

26 Nisan 2008 Cumartesi

Şevval Beni Mimlerse..

Sevgili Şevval'ciğim mimlemiş beni, kibar hatun :) Hem de çok güzel bir konuda mimlemiş. "Kitaplarım". Ben okuduğum kitaplardan bahsettim. Kütüphanem bir sürü güzel kitapla dolu, aslında birbirinden ayırt edemiyorum ama hepsini değil de sadece beni en çok etkileyenlerden aklıma ilk gelenleri yazdım. Aklıma ilk gelenleri bile ayırmakta epey zorluk çektim.
Okuma sevdasını ortaokuldaki sevgili hocam Emine Şenay MUTLUAY sayesinde kazandım. Her sınav öncesi 2-3 kitap önerir, kendimizi ancak farklı kitaplar okuyarak geliştireceğimizi söylerdi. O dönem en çok etkilendiğim kitaplar, Yeşil Kiraz ve İnce Memed’ti. Sonra büyüdüm. Gülünün Solduğu Akşam, Darağacında Üç Fidan (daha önce okuyanlar bu kitabı burada göremediler. Çünkü, kitapla ilgili yaptığım 1 paragraflık alan nasıl olduysa silinmişti. Bu kitapla ilgili özel bir yazı yazmalıyım sanırım..) etkiledi beni. Farklı şeyler okumak geliştirir insanı derdi Şenay hocam.. Geliştim. Düşüncelerim gelişti. 'Adı: Aylin' o yaşımda sarsılmama sebep olmuş, 'Paramparça' 1 günde okutmuştu kendini bana..

Üniversite yıllarımda okuduğum alana eğilip, genellikle onunla ilgili kitapları okudum; Lise’deki Coğrafya Öğremenim Vedat hoca’nın önerdiği Arkeoloji’nin Romanı: Tanrılar, Mezarlar ve Bilginler, Üniversite Hazırlık Dershanem Dörtler dershanesi’nin Müdürü Serhat hoca’nın hediye ettiği Arkeolojinin Delikanlısı - Muhibbe Darga Kitabı ve daha bir sürü kitap..

Şu Çılgın Türkler, Da Vinci Şifresi takip etti beni etkileyenleri..

Aklıma ilk gelenleri sıraladım..

Bu mim’e beni de katan sevgili Şevval’ciğime çok ama çok teşekkürler..

Kim okuyup, beğenirse mim'i, ebe o olsun :)