müze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Ekim 2012 Pazartesi
Sanat Güneşi'nin "Sanat" Müzesi
Bodrum'a gitmişken, babam sayesinde sesiyle ve o tane tane, anlaşılır kelimelerle söylediği şarkılarıyla büyüdüğüm Zeki Müren'in son yıllarını geçirdiği ve ölümünden sonra Kültür Bakanlığı tarafından Sanat Müzesi'ne dönüştürülen evini ziyaret etmeden olmazdı.
20 Şubat 2010 Cumartesi
Disk Atan Atlet'in Anımsattıkları..
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin The British Museum ile ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar sonucunda "Disk Atan Atlet" heykeli TÜRSAB'ın ana sponsorluğuyla İstanbul'a geldi. Heykel, 04 Nisan 2010 tarihine kadar İstanbul Arkeoloji Müzeleri Klasik Bina'da ziyaretçilerle buluşacak.
Discobolus, ideal güzelliği yansıtmasının yanı sıra sonsuza kadar genç kalan bir atletin denge, uyum ve mükemmel oranlar fikrinin de vücut bulmuş halidir.
M.Ö. 5.yy'da yaşamış ünlü Yunan heykeltraş Myron'un yaptığı bilinen fakat günümüzde kayıp olan bronz bir heykelin kopyası olan Discobolus heykeli antik Yunan dünyasının ideal güzellik kavramını yansıtır. Heykel yalnızca elindeki diski fırlatmaya hazırlanan bir adamı tasvir etmez; daha çok, kafa, gövde ve uzuvlar bir dizi birbirine zıt kuvvet halinde sıralanmıştır. Heykelin duruşu, denge, uyum, simetri ve oran gibi önemli idealleri simgeler.
Ayrıntılı bilgi çok yakında Parkeoloji'de.
Geldiğinden beri çok görmek istediğim Dicobolus'u görmeye gittim..
Discobolus'un her bir dönüşünde, diski geriye doğru her gerişinde, her parmak ucuna basışında, dizini her kırışında üniversitem geldi aklıma.. Celal hoca geldi, Filiz geldi, Alicem, Zehra, Cem, Hüseyin, Rabia, Nurhan, arkadaşlarım.. Mehmet hoca, Ayşem hoca, Bahadır hoca.. Laodikeia geldi sonra..
Esengül hoca Yunanca öğretti bir yandan.. Mustafa hoca türkü söyledi, Sedat hoca zift gibi çayla sigarasını içti.. Bilal hoca arkeoloji aşkını parlattı yine gözlerinde..
Tozu, toprağı özledim..
Hem de ne özlemek..
1 Şubat 2010 Pazartesi
Sakıp Sabancı Müzesi Sömestre ve Atölye Programları
'Venedik'ten İstanbul'a, İstanbul'dan Venedik'e Yola Çıktık' çocuk eğitim atölye çalışmaları, sömestre tatili süresince de aralıksız devam edecektir.
Ayrıca, tatil boyunca Sera Atölyesi, saat 15.00-17.00 arası, sergiyi ziyarete gelen öğrenciler ve çocuklar için, serbest atölye çalışmasına açık olacaktır. Çalışmalara aileler de çocukları ile birlikte katılabilirler. Herhangi bir rezervasyona gerek yoktur.
Sergi kitapları, müzeyi ziyaret eden çocuklara SSM tatil armağanı olarak verilecek.
Sakıp Sabancı Müzesi, eğitim atölyesini, okulların kullanımına açıyor!
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), müze bünyesinde yer alan ve dönemsel çocuk etkinliklerinin ve geçici sergiler kapsamında düzenlenen atölye çalışmalarının yapıldığı "Sera Atölye"yi, Pazartesi günleri okulların ücretsiz kullanımına açıyor. Resim dersliği bulunmayan ilköğretim okullardaki öğretmen ve öğrencilere, dersin yapılması için uygun bir ortam sunmayı amaçlayan uygulama, 8 Şubat'ta başlayacak.
Sera Atölye, müzenin ziyarete kapalı olduğu pazartesi günleri, 10:00-15:00 saatleri arasında, 3 ayrı öğrenci grubunu kabul edecek. Atölyede kullanılacak malzemeler ise müzeden ücretsiz olarak temin edilecek. Kapasitenin 25 kişiyle sınırlı olduğu atölyeden yararlanmak isteyen okulların, (0212) 277 22 00 / 137 numaralı telefondan Asuman Akbabacan’ı arayarak rezervasyon yaptırması yeterli olacak.
Etiketler:
çocuk,
etkinlik,
müze,
sakıp sabancı müzesi,
ssm
21 Eylül 2007 Cuma
Görünenin Ötesinde
ArkeoPera Sanat Galerisi, 18 - 30 Eylül arasında Berna Özlem Özcan’ın “Görünenin Ötesinde” adlı dijital baskı resim sergisine ev sahipliği yapacak.Sergisinde grafik ve resim disiplinlerinden seçkilere yer veren Özcan, aynı zamanda görsel kültür mirasımıza ait donelerle, var olanın yeniden kurgulanıp nasıl sunulabileceğini sorguluyor.
Yarattığı transparan etki ile üst üste bindirilmiş görüntüler içinde belirgin renk ve biçim kontrastları ile imgeler arasında kurulan hiyerarşik düzende dominant olan görünen olurken, görünenin ötesindeki gerçeklik, imgelerin bir araya gelerek oluşturdukları bütündeki söylemleri ve izleyici üzerinde uyandırdıkları farklı duygu ve hisler olmaktadır.
Öte yandan grafik çalışmaların, bilgilendirme ve tanıtım hizmetinin ötesinde, bir sanat nesnesi olarak ta anlam kazanabileceğini ve iletişim işlevini sürdürebileceğini savunan sanatçı, tasarımlarında kullandığı simgeler ve görüntü elemanları arasında kurduğu ilişki ve anlamlandırma sürecine izleyiciyi de kendi yorumuyla ortak olmaya davet ediyor.
Ayrıntılı bilgi için bakınız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





