istanbul 2010 avrupa kultur baskenti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul 2010 avrupa kultur baskenti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Avrupa Üniversiteleri Tiyatro Şenliği 2-16 Mayıs


İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti programının ana projelerinden biri olan Avrupa Üniversiteleri Tiyatro Şenliği, 02 Mayıs'ta başladı.
Hem de ne başlamak.. :)
O coşkulu kalabalık İstiklal'de, müzikler eşliğinde kahkahalarla ilerlediler; 'tiyatro şart'tı evet..


2008 yılında ‘İstanbul Üniversiteleri Tiyatro Şenliği’ olarak 22 tiyatro topluluğunun katılımıyla 12 üniversite sahnesinde, 2009 yılında ise ‘Türkiye Üniversiteleri Tiyatro Şenliği’ olarak Türkiye’nin dört bir yanından 42 tiyatro topluluğunun katılımıyla gerçekleştirilen Şenlik, 2010 yılında, Avrupa’dan ve Türkiye’den çeşitli üniversite tiyatro topluluklarının İstanbul’da buluşacakları büyük bir festival olarak hayata geçirilecek.


‘Avrupa Üniversiteleri Tiyatro Şenliği’ enerjisi, 15 gün boyunca, İstanbul’un farklı bölgelerindeki çeşitli mekanlardan şehre yayılacak. Şenlik kapsamında düzenlenecek atölye çalışmaları ve seminerlerin yanı sıra oyun sonrası gerçekleştirilecek tartışmalar da, sanatsal ve kültürel alışverişe olanak sağlayan yenilikçi ve özgün bir platform oluşturacak.


Şenlikle eş zamanlı olarak, tiyatro eğitimini uluslararası anlamda tartışmaya açacak iki günlük uluslararası bir tiyatro eğitimi sempozyumu da düzenlenecek. “İstanbul 2010 Tiyatro Eğitimi Buluşması” isimli sempozyum kapsamında Türkiye ve Avrupa’dan eğitimciler ve tiyatro uzmanları, tiyatro eğitiminde yeni gelişmeler ve eğitimde tiyatronun rolü üzerine tartışacak.

Şenlik aracılığıyla, Avrupa üniversiteleri arasında sanatsal işbirliklerinin kurulması, ortak prodüksiyonların ortaya çıkarılması ve atölye çalışmalarının düzenlenmesi amaçlanıyor. Avrupa Üniversiteleri Tiyatro Şenliği’nin, süreklilik kazanarak, 2010 yılı sonrasında da uluslararası boyutta devam ettirilmesi hedefleniyor.

Fotoğrafları sevgilim, İstiklal Caddesi'nde yürürken, uzaktan gelen coşku dolu kalabalığa bakakalıp, son anda çekebildi :)
Kaynak: http://www.istanbul2010.org

20 Şubat 2010 Cumartesi

Disk Atan Atlet'in Anımsattıkları..


T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin The British Museum ile ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar sonucunda "Disk Atan Atlet" heykeli TÜRSAB'ın ana sponsorluğuyla İstanbul'a geldi. Heykel, 04 Nisan 2010 tarihine kadar İstanbul Arkeoloji Müzeleri Klasik Bina'da ziyaretçilerle buluşacak.

Discobolus, ideal güzelliği yansıtmasının yanı sıra sonsuza kadar genç kalan bir atletin denge, uyum ve mükemmel oranlar fikrinin de vücut bulmuş halidir.


M.Ö. 5.yy'da yaşamış ünlü Yunan heykeltraş Myron'un yaptığı bilinen fakat günümüzde kayıp olan bronz bir heykelin kopyası olan Discobolus heykeli antik Yunan dünyasının ideal güzellik kavramını yansıtır. Heykel yalnızca elindeki diski fırlatmaya hazırlanan bir adamı tasvir etmez; daha çok, kafa, gövde ve uzuvlar bir dizi birbirine zıt kuvvet halinde sıralanmıştır. Heykelin duruşu, denge, uyum, simetri ve oran gibi önemli idealleri simgeler.

Ayrıntılı bilgi çok yakında Parkeoloji'de.


Geldiğinden beri çok görmek istediğim Dicobolus'u görmeye gittim..
Discobolus'un her bir dönüşünde, diski geriye doğru her gerişinde, her parmak ucuna basışında, dizini her kırışında üniversitem geldi aklıma.. Celal hoca geldi, Filiz geldi, Alicem, Zehra, Cem, Hüseyin, Rabia, Nurhan, arkadaşlarım.. Mehmet hoca, Ayşem hoca, Bahadır hoca.. Laodikeia geldi sonra..


Esengül hoca Yunanca öğretti bir yandan.. Mustafa hoca türkü söyledi, Sedat hoca zift gibi çayla sigarasını içti.. Bilal hoca arkeoloji aşkını parlattı yine gözlerinde..


Tozu, toprağı özledim..
Hem de ne özlemek..

30 Ocak 2010 Cumartesi

Büyükada Arkamdan Bakar


2010 Yılı Avrupa Kültür Başkenti olması açısından bu aralar İstanbul ile ilgili kitaplar okuyorum sıklıkla..
Şu ara Büyükada'dayım mesela, 'Büyükada Arkamdan Bakar'.. Fotoğraf sanatçısı Alberto Modiano'nun kitabı.. Adaya aşık bir fotoğrafçının kitabı..

Kitabın arka kapağından;

Hayatımın ilk 25 yılını ve o her bir yılın üç mevsimini Büyükada'da geçirdim. İlk kez bisiklete binmeyi, arkadaşlıkları, erik çaldığım ağaçlardan düşerek dizimi kanatmayı, yüzmeyi, boğulmamayı, güneşlenmeyi, ölmez komşulukları, sevgiyi ve paylaşmayı Büyükada'da öğrendim.
...
Büyükada'nın bir tarih, yitik değerler diyarı ve sevgi adası olduğunu bu kitapta yaşayabilirsiniz.
 
Yazarın bir röportajına buradan, web sayfasına ise buradan ulaşabilirsiniz.
 
Benim yaptığım Büyükada tacını da buradan görebilirsiniz.