2 Nisan 2008 Çarşamba

Mercimek Prensim ve Canım Arkadaşım Palyanço'mla Buluşmamız

2007 Aralığının son günleri.. Mutlu bir haber bekliyorum canım Palyanço'mdan. Ha geldi, ha gelecek.. Ve bir sabah, bir mesaj: 'Mercimeğin aramızda' diyen sımsıcak bir mesaj.. Havalara uçtum desem az kalır. Ne yapacağımı şaşırdım, elim ayağıma dolaştı :) Daha hediyesi bile hazır değildi mercimek prensimin. O halde önce o halledilmeliydi. Bu arada Palyanço'ma 'ben yarın sabah gelebilirim ancak' denildi ki süpriz olsun :) Göz pınarımda biriken yaşlar eşliğinde..

Doğruca Nautilus'a gidildi ve minik prensimin hediyesi seçildi. Sonra gitmem gereken bir okulum vardı, oraya gidildi ama içim kıpır kıpırdı. Okulda durulamadı, doğruca Kadıköy'e inilip, karşıya geçildi. Bakırköy iskelesinden koşar adım meydana yüründü. Hastahanenin adını bilmeyen şoförlerle baya bi'uğraşıldı :) Ama o an bile aklım mercimeğim ve canım arkadaşım Palyanço'mdaydı. Minibüs işi halledildi, hastaneyi görür görmez minibüsten atlandı :)

Oda numarası soruldu ve yine koşarak üst kata çıkıldı. Numaraya bakmadan odaya girildi. Çünkü tek farklı kapı oydu. Hepsinden farklı ve değişikti. Çok güzel hazırlanmıştı.
O ara hastahanenin beni tutması umrumda değildi :)

İçeri girdim ve sımsıcak dostum Palyanço'mun o, içinin güzelliğinin yansıdığı güleryüzüyle karşılaştım. Koşup, hemen sarıldım. Kuzeni de oradaydı, sonra annesi de geldi Palyanço'mun; ve birkaç akrabası daha. Hepsi çok tatlı ve çok samimi.

Tabi ben mercimek prensimi bekliyorum heyecanla. Ama o sırada Palyanço'm doğum hikayesini anlatıyor. Tüylerim diken diken, gözlerim dolu dolu onu dinliyorum. Ne kadar güzel bi'şey aslında anne olmak, anne ola-bilmek.. Canım dostum çok çok iyi bir anne olacaktı, taa başından beri emindim..

Sonra biz Palyanço'mun anneciğiyle Efe paşayı görelim diye bebek odasına çıkmak için ayağa kalkmışken odaya bir mucize girdi, allahım olamazdı böyle bi'şey, muhteşem bir duygu bu.. Gözlerini açmaya üşenen, dokununca ters ters bakan, sanki 'annemin karnında iyiydim ben, ellemeyin beni' diyen bir mercimek prens.. Arada da yandan gülüyo :) Çok çok çok sevimli, maşallah prensime. İçime sokmamak için kendimi zor tuttum. Muhteşem bi'varlık bu! Gripten yeni kurtulmuş olmasaydım, mıncırıcaktım ama korktum :( Uzaktan sevmekle yetindim sadece. Palyanço'mlar geldiğinde bol bol kucaklayacağım inşallah prensimi..

Palyanço'm hamile olduğunu ilk söylediğinde, herkes kız demişti ama benim içime erkek olacağı doğmuştu. 'Mercimek Prensim' olacaktı o benim.. Daha dün gibi.. Bir yeğenim daha olacaktı. Büyüdüğünde 'ben senin şu kadarlık halini biliyorum' diyeceğim, daha hayata merhaba demesinin üzerinden birkaç saat sonra nefesini 50 cm öteden hissettiğim bir yeğenim..
Çok seviyorum ikinizi de.. İnan, canım Palyanço'm.. Bana seni kazandıran blogumu da seviyorum :) O olmasaydı tanışamazdık, ben de senin gibi bir dost kazanamazdım..
İyi ki varsın melek dostum benim, iyi ki varsın mercimek prensim! Bana kattığınız tüm güzelliklere sonsuz teşekkürler.

Şimdi 3 aylık kocaman bir prens oldu benim mercimek prensim. Hızla büyüyor, annesini, babasını geceleri uyutmuyor. Hep gülüyor. Gülen yüzü hiç solmasın canımın, hep mutlu, sağlıklı, huzurlu olacağı bir ömür geçirsin. Maşallah benim prensime.. Hep ama hep gülsün, kahkahalarla, tıpkı şimdilerde yaptığı gibi :)

Geleceğiniz günü sabırsızlıkla bekliyorum canım Palyanço'm, alırız prensimizi ortaya, gezeriz bi'güzel.. Ben de doya doya sarılırım her ikinize de :)

Sizi çok seviyorum canlarım..

Aslında kelimeler ne kadar yetersiz.. Mucize bi'şey: doğum. Ve mucize bir varlık: bebek.. Ne yazsam az kalıyor.
Kazandığım bir dost: Palyanço.. İçime sokasımın geldiği, özlemini ta içimde duyduğum bir melek: Efe.. Gerçekten kelimeler çok az kalıyor..



02 Nisan 2008 / 03.28

8 yorum:

palyanço dedi ki...

canımsın sen benim :)) dicek tek kelime bulamıyorum.. asıl sen iyiki varsın.. iyiki seni tanımısım.. insallah tüm o dediklerini yapacak ve prensine doya doya sarılacaksın ;)) tabii kıskanırım bende isterim ona gore :))

Bilun Şen dedi ki...

Canımsın benim.. İnşallah! İkinize de kocaman sarılıcam, doya doya öpücem. :) Canım Palyanço'm ben de iyi ki seni tanımışım..

nalan dedi ki...

Biluncuğum allah sana önce kendi çocuklarını sonra da torunlarını kucaklamayı da nasip etsin.canım güzel yorumların beni mutlu etti,aslında seni parkeoloji olarak tanıyordum da bu blogunu bilmiyordum şimdi ekleyeceğim.
Mercimek prensle ertuğrulu tanıştıralım da beraber oynasınlar ona ve ailesine mutlu sağlıklı bir ömür diliyorum.
seni de çoook öpüyorum

Bilun Şen dedi ki...

Canım Nalan ablam, ne kadar sıcak, samimi, içtensin! Ve bir o kadar da tatlısın!
Aa ne güzel olur değil mi? İki minik prens kucaklaşırlar, fırsattan istifade ben de seninle kucaklaşırım :)
Ailem gitgide büyüyor sizin sayenizde.. Çok teşekkürler Nalan ablam.. Ben de sni öpüyorum kocaman!!

Esra :) - kadincablog.blogspot.com dedi ki...

allah analı babalı büyütsün Bilun'cum

Bilun Şen dedi ki...

Çok teşekkürler Esra'cımmm :)))

CaDı dedi ki...

Ay ay ne guzel masallah:)) Palyancocum aynen bahsettigin gibidir,Allah hep guldursun yuzunu:) Bide mikrof Andy oyle olsaydi:))) Iste varya ben o minik mercimegin mm oldugu gunleri bilirim:)) Mercimegin ve kendi yegenlerimin buyuduklerini gorememek, o seker hallerini, tatli sozlerini kacirmak beni cok uzuyor ama hayat iste sekercim, ne yapalim..

Bilun Şen dedi ki...

Doğru Cadı'cım işte hayat böyle maalesef..
Olsun teyzesi, sesini duyuyordur o senin ;) Varlığını, onu ne kadar sevdiğini anlıyordur..